İstanbul’un kalabalık sokaklarında, alışılmadık bir manzara ortaya çıkıyor. Her pazartesi aynı saatte, Rami’nin hareketli caddelerinde, kaldırımın kenarlarında bir tür pazar oluşuyor. Ancak bu pazar, geleneksel pazarlardan farklı; buradaki satıcılar, hayatlarını geçirmek için çabalayan, sıradan vatandaşlar arasında yer alıyor. Bu sıra dışı sahne, ekonomik zorlukların acı sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Zabıta ekiplerinin denetimlerinden kaçmaya çalışan, emekliler, dul kadınlar, engelli bireyler ve daha pek çok insan, evlerinden çıkardıkları tezgahlarla geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Bu tezgahlar, kullanmadıkları eşyaları, komşularından aldıkları yardımları, hatta çöplerden topladıkları temizlenmiş nesneleri satmak için birer platform oluşturuyor. Kıyafetler, ayakkabılar, oyuncaklar, elektronik eşyalar, halılar, tencere kapakları... Her şey, bu kalabalık kaldırımda, bir lokma ekmek parası umuduyla sergileniyor. Bu durum, toplumsal bir sorunun, bireysel çabalarla çözülmeye çalışıldığını gösteriyor.

Bu garip pazarın en dikkat çekici figürlerinden biri, engelli emekli Doğan Gelin. 300-500 lira kazanarak ailesini geçindirmeye çalışan Gelin, “Malları arkadaşlar veriyor, bazen çöpten buluyorum. İki çocuğum, üç torunum var, geçinmekte zorlanıyorum” diyerek yaşadığı zorlukları anlatıyor. Benzer bir durumla karşılaşan, emekli Recep Alkan, İstanbul’un çöpünü satarak günde bin hatta iki bin lira kazandığını belirtiyor. “Emekliyim, 23 bin 500 lirayla nasıl geçineceğim?” diye soran Alkan, bu manzaranın, ekonomik eşitsizliğin acı bir göstergesi olduğunu vurguluyor.

Kadriye Çalışkan gibi, kirasını ödemekte zorlanan birçok vatandaş da, evden çıkardığı eşyaları komşularına ve tanıdıklarına satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. 29 bin lira kira ödediğini belirten Çalışkan, “Oğlumla yaşıyorum, oğlum evlense ne olacak bilmiyorum” diyerek, hayatının zorlu koşullarının getirdiği endişeleri dile getiriyor. Bu kalabalık kaldırımda, umutsuzluğun ve çaresizliğin yanı sıra, dayanışma ve yardımlaşmanın da izlerini görmek mümkün. İnsanlar, birbirlerine yardım ederek, hayatta kalma mücadelesini veriyorlar. Bu, İstanbul’un Rami semtinde yaşanan, geçim derdiyle boğuşan vatandaşların çarpıcı bir hikayesi.”}p>