Michigan Üniversitesi'nin gerçekleştirdiği yenilikçi bir araştırma, yeryüzünün derinliklerinde, 556 metre aşağıda gizlenen bir ekosistemin varlığını kanıtlıyor. Antrim Shale kaya tabakası üzerinde yapılan incelemeler, bu karanlık ve uzun süredir keşfedilmemiş bölgede, beklenmedik bir canlı aktivitesi olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu keşfin, yeraltı yaşamı ve karbon döngüsü üzerine yapacağımız anlayışta devrim yaratabileceğine inanıyor.
Ekip, altı farklı gaz kuyusundan örnekler topladı ve her kuyudan yaklaşık 80 litre su elde ederek mikroskobik dünyayla etkileşime geçmeyi başardı. Analizler, her bir mililitrede ortalama 41 bin ile 69 bin mikrobiyal hücre bulunduğunu gösterdi. Bu mikrobiyal popülasyonun büyük bir bölümünü, 4 bin 200 ile 6 bin 800 arasında mantar hücresi oluşturuyordu. Bu bulgu, yeraltındaki yaşamın ne kadar çeşitliliğe sahip olduğunu gösteren çarpıcı bir örnekti.
Önemli bir bulgu ise, mantarların yeraltı mikrobiyal ekosisteminin önemli bir bölümünü oluşturmasıydı. Hesaplamalara göre, mantarlar toplam mikrobiyal biyokütlenin yaklaşık beşte birini temsil ediyor. Ayrıca, bu mantarların alışılmadık uzun lifler yerine tek hücreli yapılardan oluşması, bilim insanlarını şaşırtmış ve bu canlıların yeraltındaki koşullara nasıl uyum sağladığına dair daha fazla araştırma yapmaya teşvik etmiştir. Laboratuvar ortamında 205 farklı mantar izolatı yetiştirilerek, 67 ayrı grupta sınıflandırılmış ve 689 operasyonel taksonomik birim tespit edilmiştir.
Araştırmacılar, bazı örneklerin bilinen mantarlarla tam olarak eşleştirilemediğini belirtiyor ve laboratuvar ortamında yetiştirilen 13 grubun yeni mantar türleri olabileceği ihtimalini değerlendiriyor. Bu potansiyel yeni türlerin taksonomik çalışmalarının tamamlanması, yeraltındaki mikrobiyal yaşamın daha da derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Ek olarak, yüzeye dayanıklı organik maddeleri parçalayabilen mantar gruplarının yeraltında bulunması, bu canlıların milyonlarca yıllık kayaçlardaki organik karbonun dönüşüm sürecine dahil olabileceğini düşündürmektedir. Bu keşif, yeraltı ekosistemlerinin karbon döngüsündeki kritik rolünü vurgulamaktadır.