Bölgesel istikrarı derinden etkileyen son gelişmeler, İngiltere merkezli The Economist dergisinin yayınladığı çarpıcı bir raporla aydınlanıyor. Dergi, ABD ve İsrail istihbarat teşkilatlarının, İran’ın uzun yıllardır geliştirdiği ve operasyonel hale getirdiği füze kapasitesini, gerçekte olduğundan daha düşük bir değerle değerlendirdiğini ve bu durumun ciddi sonuçlara yol açabileceğine işaret ediyor.

Raporun merkezinde, Tahran’ın hassas askeri teknolojilerini hafife almakla kalmayıp, aynı zamanda İran’ın füze saldırılarının etkisini de abartarak yorumladığı vurgulanıyor. Özellikle savaşın ilk haftalarında ve 2025 Haziran’ındaki saldırılarda İran’ın hedeflerine ulaştığı iddia edilen füzelerin sayısının, gerçekle örtüşmediği, hatta üzerinde olduğunun iddia edilmesi, bölgedeki güvenlik algısını da yeniden şekillendiriyor. Bu durum, İsrail’in füzeleri engelleme kapasitesine olan güvenin sorgulanmasına neden oluyor.

The Economist’in analistleri, ABD ve İsrail’in, İran’ın füze fırlatıcılarının yerleştirildiği farklı bölgelere ulaşmakta zorlandıklarını, hatta uçaklarını uzun süreler boyunca bu hedeflere ulaşmak için havada tutamadıklarını belirtiyor. Bu durum, İran’ın füze operasyonlarının etkinliğini artırmış olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca, İran’ın bir kısmını yerin altına gömülü olan füze fırlatıcılarını koruyarak, savaş sonrası operasyonlara hazırlıkta önemli bir avantaj elde ettiği de gözlemleniyor.

Son olarak, İsrailli analistler, ateşkesin ilan edilmesiyle birlikte İran’ın füze fırlatma yeteneğinin hala devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, İran’ın rejimi için önemli bir stratejik güç gösterisi ve komşularına yönelik devam eden tehdit unsuru olarak kalacağı tahmin ediliyor. Bu analiz, bölgedeki güç dengesini ve potansiyel çatışma risklerini yeniden değerlendirme gerekliliğini ortaya koyuyor.