Türkiye’nin kuru meyve ve mamulleri sektörü, 2024 yılının ilk trimesterinde olağanüstü bir performans sergileyerek 404 milyon 460 bin doları aşan bir ihracat geliri elde etti. Bu çarpıcı rakam, sektörün küresel arenadaki gücünü ve rekabet kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) verilerine göre, sektör, 120 farklı ülke ve serbest ticaret bölgesine toplamda 75 bin 866 tonluk bir ürün akışını başarıyla yöneterek, ihracat hedeflerine ulaşmada önemli bir rol oynadı.

Sektördeki en dikkat çekici başarı hikayesi, 106 milyon dolarla elde edilen çekirdeksiz kuru üzümün geliri oldu. Kuru incir, 97 milyon dolarla ikinci, kuru kayısı ise 66 milyon dolarla üçüncü sırayı korudu. Antep fıstığı da 32 milyon dolarlık ihracatıyla bu başarılı portföyü tamamlayarak, sektörün çeşitliliğine katkı sağladı. Bu ürünlerin her biri, Türk ekonomisine önemli bir dış gelir kaynağı oluşturuyor.

İhracat hedeflerine ulaşmada Avrupa, en büyük pazar olma özelliğini korudu. Bölgeye yapılan toplam satış tutarı 176,9 milyon doları bulurken, Almanya 56 milyon dolarla lider konuma yerleşti. İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa da bu önemli alıcı ülkeler arasında yer aldı. Bu coğrafi dağılım, sektörün küresel pazarda stratejik olarak konumlanmışlığını ve farklı tüketici tercihlerine uygun ürünler sunma kapasitesini gösteriyor.

EİB’nin ihracat faaliyetlerinin toplamın %61,5’ini oluşturduğu sektörde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi de 69 milyon dolarla önemli bir katkı sağladı. Sektör temsilcileri, son yıllarda yaşanan hava koşulları nedeniyle üretimin aksattığını ancak, gelişmiş depolama teknikleri ve fiyat artışlarıyla oluşan zararların telafi edildiğini vurguluyor. Geleceğe yönelik stratejik yatırımlar, lisanslı depolama tesislerinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi, sektörün sürdürülebilir büyümesine ve küresel pazarda daha da etkili bir oyuncu olarak konumlanmasına katkı sağlayacaktır.