Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin içinde bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya’daki trajik teleferik kazasıyla ilgili yeni bir çıkmazın eşiğine geldi. Ali Mahir Başarır’ın olay geceye ait tekne görüntülerini kamuoyuna sunması, partide sadece bir skandal değil, aynı zamanda bir güven krizi patlak verdi. Özgür Özel ve Veli Ağbaba liderliğindeki CHP cephesi, Başarır’a yönelik sert açıklamalarıyla bu krizi daha da derinleştirdi; ‘görüntülerin nasıl elde edildi?’ sorusu, partinin içindeki en kritik tartışma konusu haline geldi.

Başarır’ın, görüntülerin ‘manipüle edilmiş’ olduğuna dair iddiası, kamuoyunun büyük tepkisini çekmedi. Görüntülerin akışındaki doğal ve kesintisiz yapı, bu savunmayı zayıflattı. Tartışma, ‘görüntülerde gerçekte neler yaşanmıştı?’ sorusuna kaydırıldı. Bu durum, partinin kriz yönetimi becerisine dair ciddi şüphelerin ortaya çıkmasına neden oldu. Facia ile ilgili detaylar ve görüntüler, CHP’nin içindeki farklı gruplar arasındaki ayrılıkları daha da belirginleştirdi ve partinin geleceği hakkında belirsizlik yarattı.

Kazanın yaşandığı Göcek Merdivenli Koyu hattı, mesafe tartışmasını da beraberinde getirdi. En az 4 saatlik yolculuk süresi, hazırlık ve denize açılma süreçleriyle birlikte 5-6 saate kadar uzayabilecek bir zaman dilimine işaret ediyor. Bu durum, Başarır’ın kriz anında bölgeden erken ayrıldığı iddialarını güçlendirdi ve kriz yönetimi sürecine dair soruları artırdı. AFAD’ın kayıtları, bu zamanlamadaki tutarsızlığı daha da vurguladı ve partiye yönelik eleştirileri artırdı.

‘Ailemizle birlikteydik’ savunması, Başarır’ın olay sonrası yaptığı açıklamadan sonra, yeni bir tartışma yarattı. O dönemde programın iptal edilmediği bilgisi, büyük bir facianın yaşandığı ortamda, öncelik sorgulaması başlattı. Kaza noktası ile tekne arasındaki mesafe, tartışmanın merkezine yerleşti ve bazı isimlerin kriz bölgesinden erken ayrıldıkları iddiaları yoğunlaştı. Bu durum, ‘Kurtarma çalışmaları mı, yoksa önceden planlanan etkinlik mi?’ sorusunu gündeme taşıdı ve CHP’nin kriz yönetimi stratejisine dair ciddi soruları beraberinde getirdi. Partinin liderleri Özgür Özel ve Veli Ağbaba, Başarır’a yönelik açıklamalarıyla gerilimi daha da tırmandı ve CHP içindeki farklı gruplar arasındaki ayrışmayı derinleştirdi. Gözler, organizasyonun nasıl sızdırıldığını ve bu sürecin arkasındaki sorumluları bulmaya yönelik araştırmalarda yoğunlaşırken, ‘görüntüler içeriden mi servis edildi?’ sorusu kulislerde en çok dile getirilen iddia haline geldi.”}