Gazze'nin acımasız gerçekliği, küresel arenada derin yankılar uyandırıyor. Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, bölgedeki durumla ilgili yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'deki enkaz kaldırma çalışmalarının, uluslararası hukukun ve insan haklarının ihlali iddialarını besleyen kanıtları silme potansiyeli taşıdığına dair güçlü bir uyarı yayınladı. Bu operasyonlar, sadece yıkımın ardından kalan molozun temizlenmesi değil, aynı zamanda bir suç mahkemesi için kritik bir delil setinin korunması gerekliliğini de işaret ediyor.
Albanese, İsrail'in Gazze Şeridi üzerindeki kontrolünün, yoğun bombardıman, abluka ve yerleşim faaliyetleriyle şekillenmiş bir vahşet ortamı yarattığını vurguladı. Bu bağlamda, enkaz kaldırma operasyonlarının, bu vahşetin izlerini silmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Filistinli yetkililerin 10 binden fazla kişinin enkaz altında olduğunu tahmin etmesi, bölgedeki trajedinin boyutunu daha da belirginleştiriyor. Bu durum, Gazze'nin neredeyse yüzde 70'inin kontrol altında olduğu ve sürekli bir tehdit altında olduğu gerçeğini de gözler önüne seriyor.
Raportör, enkazın sadece inşaat atığı olmadığını, aynı zamanda 2 yıl süren acımasız bombardıman kampanyasının bir kanıtı olduğunu, suç mahkemenin önemli bir parçası olduğunu ve 4 Ağustos 2026'ya kadar bu kanıtların korunması gerektiğini vurguladı. 4 Ağustos 2026 tarihinde, Kasım 2023'te yıkılan binaların enkazından 17 gün süren çalışmalar sonucunda çıkarılan 112 kişilik bir ailenin toprağa verildiği, aynı saldırıda 41 kişinin kalıntılarına ise hala ulaşılamadığı belirtildi. Bu somut örnek, enkazın potansiyel değeri ve korunması gereken önemi hakkında çarpıcı bir kanıt sunuyor.
Albanese, bu operasyonların sadece devlet aktörleri tarafından değil, aynı zamanda yerel Filistinli aktörler tarafından da desteklenmesi gerektiğini, bu da güvenin ve şeffaflığın sağlanması için kritik bir adım olduğunu vurguladı. Enkaz kaldırma çalışmalarının, uluslararası suçların kanıtlarını yok ederek, ilgili kişilerin uluslararası cezai sorumluluk altına girmesini engellemek amacıyla yapılması gerektiği konusunda açık ve net bir mesaj gönderdi. Bu, soruşturma sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve adaletin sağlanması için hayati önem taşıyor. Yasa dışı faaliyetlerin önüne geçmek, Gazze'nin yeniden inşasının, geçmişte yaşanan acıların ve mağdurların haklarının göz önünde bulundurulmasıyla gerçekleşmesini sağlayacaktır.