Tuzla Belediyesi Meclisi’nin son toplantısı, beklenmedik bir gerginlikle sonuçlandı. İBB’nin CHP Grup Başkanvekili olan Ülkü İnanlı, geçtiğimiz aylarda CHP’den belediye başkanlığı görevine seçilen Eren Ali Bingöl’ün partisi arasında yaptığı değişimin, yerel halkla olan bağını zedeleyebileceği yönündeki eleştirileriyle konuya dahil oldu. Toplantı, seçime sonrası siyasi dönüşümlerin Tuzla üzerindeki etkilerini tartışmak üzere başladı.

İnanlı’nın Bingöl’e yönelik açıklamaları, seçmenlerin güvenini sarsan ve geçmişte CHP’ye olan desteğini bırakan başkanın, yeni partisiyle kurduğu ilişkinin sorgulanmasına neden oldu. ‘Özür borcunuz var’ şeklindeki ifadeler, seçmenlerin beklentileriyle, başkanın mevcut durumunun arasındaki boşluğu vurgularken, bir tür hesaplaşma ortamı yarattı. İnanlı, Bingöl’ün koruma altında olduğunu iddia etmesini de eleştirerek, seçmenin beklentileriyle, başkanın davranışları arasındaki çelişkiyi işaret etti.

Bingöl’ün, ‘Karşı mahalleden geliyorum, beni koruyun’ şeklinde yaptığı açıklamalar da İnanlı tarafından çarpıcı bir şekilde değerlendirildi. Bu sözlerin, seçmenin desteğini alabilmek için bir strateji olarak kullanıldığı, ancak gerçekte seçmenin beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığı savunuldu. Bu durum, Tuzla halkının, belediye başkanının seçim öncesi verdiği sözlere ne kadar bağlı kaldığını sorgulamaya yol açtı. Ayrıca, başkanın seçime son anda karar vermesi ve bu kararının seçmen üzerinde yarattığı belirsizlik de tartışma konusu oldu.

İnanlı, Bingöl’e yönelik eleştirilerini, 2024 seçimlerinde başkan adayının desteğini istediği dönemle ilişkilendirerek, bu süreçte seçmenlere yönelik davranışlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. ‘Ben burada Sayın Başkan için oy istediğim, mahalle mahalle gezdiğim Tuzlalı seçmenlerden özür diliyorum Sayın Başkan’ şeklinde ifadelerle, seçmenlerin beklentilerinin karşılanmaması durumunda ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçları işaret etti. Tuzla halkının, başkanın özür borcunu ödemesi gerektiği yönündeki vurgusu, yerel siyasetin hassasiyetlerini ve seçmen beklentilerini yansıtıyordu.