Doğu Akdeniz’in nabzı, bu kez Libya üzerinden atıyor. Yunanistan’ın Ekathimerini gazetesinin yayınladığı iki ayrı analiz, bölgede yeni bir denge arayışının başladığını gösteriyor. Bu analizler, Atina’nın diplomatik çabaları ve Ankara’nın sahada güçlenmeye yönelik hamlelerini bir araya getirerek, bölgedeki gerilimin daha da derinleşme potansiyelini ortaya koyuyor.

İlk yayın, Yunan Dışişleri Bakanı Georgios Gerapetritis’in Libya Ulusal Birlik Geçici Hükümeti ile yaptığı görüşmelerin detaylarını sunuyordu. Bu temaslarda, Libya ile Yunanistan arasında kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması konusundaki müzakerelerin hızlandırılması kararı alındığı belirtiliyordu. Gerapetritis, ortak bir komite kurma kararı alarak, mevcut anlaşmaların gözden geçirilmesini ve yeni düzenlemelerin hazırlanmasını hedefliyordu. Bu stratejik hamle, ticari, ulaşım ve enerji işbirliğinin de genişletilmesini amaçlıyordu. Atina kaynakları, bu sürecin, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir ilerleme sağlayabileceğini vurgularken, Yunanistan’ın Libya ile yeniden hukuki ve diplomatik bir zemine geçiş yapmaya çalıştığını gösteriyordu.

Ancak Türkiye, Atina’nın diplomatik hamlesine hemen ve etkili bir şekilde karşılık verdi. Gazetedeki ikinci analiz, Ankara’nın Libya’daki pozisyonunu güçlendirme stratejisini ortaya koyuyordu. Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Bayraktar Akıncı tipi bir İHA, Libya’ya uzanan bir uçuş gerçekleştirdi. Bu uçuş, 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına uygun olarak icra edildiği belirtildi. Türkiye, bu hamlesini uluslararası kamuoyuna duyurarak, uçağın uçuş haritasını yayınladı. Milli Savunma Bakanlığı, bu operasyonun, Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz sınırlandırma zaptı ile tanımlanan deniz egemenliği sınırlarına uygun olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Yunanistan basını, Türkiye’nin Libya ile deniz sınırı oluşturma çabasının uluslararası deniz hukuku ile çeliştiğini savunurken, Atina’nın bu durumu hem egemenlik hem de güvenlik açısından bir tehdit olarak değerlendirdiğini belirtiyordu. Bu durum, Doğu Akdeniz’deki gerilimin tırmanmasına zemin hazırlıyor. Libya’nın siyasi olarak iki başlı yapısı ve enerji-jeopolitik rekabeti, Atina ile Ankara arasındaki bu “Libya hattını” önümüzdeki dönemde bölgedeki gerilimin ana eksenlerinden biri haline getirebilecek potansiyele sahip. Sonuç olarak, Yunanistan’ın Libya’daki diplomatik hamlesine Türkiye’nin askeri ve fiili varlığını hissettirerek yanıt vermesi, Doğu Akdeniz’deki yeni bir denge arayışının başladığını işaret ediyor.