İstanbul Şehir İtfaiye İflatı (İsfalt) Genel Müdürlüğü’nün iç işleyişinde, kamu kaynaklarının nasıl manipüle edildiğine dair şok edici detaylar ortaya çıktı. İtirafçı olan eski Genel Müdür Burak Korzay’ın mahkeme salonundaki ifadeleri, belediyenin ihalelerinde ve hak ediş ödemelerinde sistematik bir yolsuzluk ağının işlediğini gösteriyor. Korzay, bu ağın merkezinde yer alan isimlerin ve işleyişin karmaşıklığını, zaman aşımlarını aşarak ve açıkça ortaya koydu.

Korzay, İBB yönetiminin ihaleleri rasyonel bir değerlendirme sürecinden geçirmeden, belirli yandaş firmalara yönlendirerek, kamu zararına sebep olduğunu savundu. İHA’nın başına geçtiğinde, kurumu güçlendirmek, 30 yıldır alınmayan iş makinelerini alarak kamu zararını önlemek istediğini ancak Fatih Keleş’in engellemelerine şahit olduğunu ifade etti. Piyasanın iş alması isteniyordu, İsfalt’ın kendi imkanlarıyla iş yapması engellendi. İhaleler bilerek bölündü. Bu durum, İsfalt’ın potansiyelini kullanamamasına ve kamu kaynaklarının akışında ciddi bir çarpıklığa yol açtığını gösteriyordu.

İtirafçı Korzay, sadece ihalelerin manipüle edildiğini değil, aynı zamanda hak ediş ödemelerinin de şantaja uğradığını vurguladı. 10 bin çalışanın maaşının ödenmemesi, ‘yukarıdan onay al’ denilerek ertelenmesi, Fatih Keleş’in bütçeyi yüksek tutarak piyasadan alımları engellemesi ve ödeme günü geldiğinde “bütçede para yok” diyerek müteahhitleri baskı altına alması gibi olaylar, İsfalt’ın ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğunu kanıtlıyordu. Bu durum, İsfalt’ın faaliyetlerini sürdürebilmesi için sürekli olarak dış kaynaklardan destek almasına neden oluyordu.

Korzay’ın itirafı, İBB’nin seçim kampanyası için İsfalt’ın iştiraklerinin peşkeş çekilmesine kadar uzanan bir zincirin tamamını ortaya koydu. CHP’nin seçim kampanyası ve Seçim Koordinasyon Merkezleri (SKM) için İsfalt’ın peşkeş çekilmesi, Ertan Yıldız’ın İsfalt’ı CHP Ümraniye ilçe örgütüyle eşleştirmesi ve Aykut Erdoğdu’nun “Nakit para lazım, Seçim Koordinasyon Merkezine 3 milyon lira para verdiler ama daha çok lazım” demesi gibi detaylar, İmamoğlu’nun seçim sürecinde rüşvet ve yolsuzluk kullandığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Fatih Keleş’in bu seçim paralarını aktarması, Keleş’in İmamoğlu’nun sağ kolu olduğu ve bu operasyonlarda aktif rol oynadığı iddialarını güçlendiriyor. Korzay’ın ifadeleri, İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında önemli bir bulmaca parçası oluşturuyor.”}p>