İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hassas takibi sonucu yürütülen Ahbap Derneği operasyonu, yardım toplama ve dağıtım süreçlerinde yaşanan şaşırtıcı detaylarla yeniden alevleniyor. Derneğin depolarındaki yoğun yardım malzemeleri ve bu malzemelerin depremzedelere ulaştırılması amacıyla yapılan planlamalar, beraberinde önemli mali hesaplamalarda bir boşluk yaratmış durumda. Soruşturmanın merkezinde, 125 milyon liralık bir finansal aktarım ve bu aktarımın karşılığında teslim edilmeyen araçlar bulunuyor.
Derince'deki dernek tesisinde yapılan detaylı incelemelerde, 895 adet paketli yardım çadırı, yaklaşık 600 portatif yatak, çeşitli afet malzemeleri ve beyaz eşyalar gibi önemli bir stok tespit edildi. Bu stok, Hatay'a seyahat edecek 5 tırla deprem bölgesine ulaştırılmak üzere planlanmıştı. Ancak, tırların depoya gelmesiyle birlikte, 6 adet dorse aracıyla ilgili bir eksiklik ortaya çıkmış ve bu durum, soruşturmanın odağına yerleşmiştir. İfade veren bir şahıs, bu araçların kendilerinin teslim alındığına dair bir bilgiyi teyit etmediğini belirterek, olayda bir belirsizlik yaratmıştır.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştirilen kitap siparişleri gibi, daha önceki harcamalar da incelemeye dahil edilmiştir. Bu harcamaların, deprem yardımları kapsamında yapıldığı tespit edilmiş olsa da, 125 milyon liralık finansal aktarımın bu harcamalarla nasıl bir ilişki içerisindey olduğu ve bu aktarımı sağlayan 6 dorse aracının nerede olduğu soruları, savcılığın dikkatini yoğunlaştırmıştır. Dosyada yer alan yaklaşık 12 bin liralık bakım faturaları da, araçların gerçekte kullanılıp kullanılmadığına dair bir ipucu sunmamaktadır. Faturaya konu olan bakım işlemlerinin, yapılan iddialara göre fiilen gerçekleştirilmediği değerlendirilmektedir.
Soruşturma ekibi, özel bir şirket ile dernek arasındaki mali ilişkileri ve şüphelilerle olan para trafiğini de yakından takip etmektedir. Şirketin, 6 dorse aracını satın almak amacıyla dernek hesaplarından 125 milyon lira çıkış yaptığını gösteren işlemler, savcılığın şüphelerini artırmıştır. Bu durum, finansal operasyonun ardında yatan motivasyon ve dolaylı etkileşimler konusunda daha detaylı bir inceleme yapılmasını gerektirmektedir. Savcılık, ödemesi yapılan dorselerin fiilen teslim edilip edilmediğini ve bu araçların deprem bölgesine nasıl ulaştırılmaya çalışıldığını belirlemek için kapsamlı bir araştırma yürütmektedir. Bu karmaşık operasyon, finansal şeffaflık ve yardım dağıtım süreçlerinin güvenilirliği konusunda önemli bir sınav niteliğindedir.