Üsküdar'ın geleceği, bir seçim sürecinde beklenmedik zorluklarla karşı karşıya. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, bu karmaşık tabloyu kamuoyuyla paylaşırken, Üsküdar Belediyesi'nin karşılaştığı engelleri ve yerel yönetimdeki direnci vurguladı. Mahkeme tarafından verilen durdurma kararı üzerine yapılan açıklamada, seçimin sonuçlarının sorgulanması ve hukuki süreçlerin aciliyetine dikkat çekildi. “Üsküdar sizin yutabileceğiniz bir lokma değil” ifadeleriyle başlayan konuşmada, yerel yönetimdeki öz savunmanın ve halk iradesinin korunmasının ön plana çıkarıldı.
Seçimlerde Sinem Dedetaş’ın 157 bin oy ile seçilmesi, ardından yaşanan ve hukuki süreçlerle şekillenen gelişmeler, Üsküdar’ı bir meydan savaş alanına dönüştürmüştü. Türkiye genelinde etkili olan siyasi dinamikler, Üsküdar’da da yoğun bir baskı yaratmıştı. Bu baskı, belediye başkanının ve meclis üyelerinin görevden alınması şeklinde tezahür etmişti. Ancak, Üsküdar halkının iradesi, bu girişimlere karşı direnerek, yerel yönetimdeki varlığını sürdürmeye devam etti.
Özçağdaş, Türkiye’nin önemli bir bölümünün (yüzde 44) seçimlerde oy kullanan bir belediye başkanı tarafından yönetilmediğini belirterek, bu durumun demokrasi açısından ne kadar ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Üsküdar’daki hukuki operasyonların, Türkiye siyasi tarihinde bir dönüm noktası olacağını savundu. 28 meclis üyesinden 4’ünün baskı altında görevinden ayrılması, 27’nin kalan ve 23’ünün de hala mecliste yer alması, bu sürecin ne kadar karmaşık ve hassas olduğunu ortaya koyuyordu. Özellikle, savcılığın diğer belediyelerle ilgili yaptığı işlemin, siyasi partiler arasındaki çekişmelere malzeme olmaması gerektiği altını çizdi.
Konuşmasının son bölümünde, Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki belediye başkanlığı deneyimlerine ve bunun Üsküdar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ekrem İmamoğlu’na yönelik benzer süreçlerin, Üsküdar’da da yaşandığını ve hukukun üstünlüğünün korunmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, savcılığın tanıklarla yaptığı görüşmelerin ve meclis üyelerinin ifade vermesiyle yaşanan olayların, AK Parti-MHP ve CHP-YENİ Parti grupları arasındaki gerilimi nasıl artırdığını da analiz etti. Bu durumun, Üsküdar halkının iradesinin korunması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti ve sürecin şeffaflıkla ve adaletle yönetilmesi çağrısında bulundu.”}p>