Sorgun'un kalabalık sokaklarında, Anadolu'nun ruhuyla yoğrulmuş bir günün görüntüsüyle karşılaştık. 80 binin üzerine çıkan nüfusun beklentileri, ekonomiden siyasi hassasiyetlere, terör tehdidinden eğitim yatırımlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede şekillenmişti. Mazot fiyatlarındaki artış, kırsal üreticilerin dertlerini dile getirirken, “Terörsüz Türkiye” projesi ve erken seçim beklentisi, halkın ortak gündemini oluşturuyordu. Etiler’e uzanan tarihi mirası barındıran bu bölgede, 1071 Malazgirt Zaferi’nin izleri hala hissediliyordu.

Günlük ziyaretimiz, Yozgat Ticaret Borsası Başkanı Cemil Çiçek ve Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikteydi. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, Başbakan Turgut Özal’ın Sivas’tan Ankara’ya dönüşü sırasında Sorgunlular tarafından durdurularak yapılan görüşmeydi. Özal’ın “Ne istiyorsunuz?” sorusu, trafik sıkışıklığı ve kaza tehlikesi üzerine odaklanmış, 1980’lerdeki tek yol sorununa ışık tutuyordu. Bu durum, siyasetçilerin halkın sorunlarını anlaması ve çözüm üretmesi konusunda önemli bir ders niteliği taşıyordu. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, tiyatro sanatçısı Altan Erkekli ve amcasının oğlu Mehmet Erkekli ile tanışması, yerel dinamiklere dair daha derin bir perspektif sunmuştu. Mehmet Erkekli’nin, küçük esnaf ve emeklilerin yaşadığı zorlukları dile getirirken, erken seçim beklentisinin de halkın arasında olmadığını vurgulaması, siyasi atmosferin gerginliğini azaltmaya yönelik bir çaba olarak değerlendirilebilirdi.

Sohbetler, lokanta ve sokaklarda halkla yapılan etkileşimlerle daha da zenginleşti. Cemil Çiçek’in 60 yılın üzerinde devlet ve millete hizmet deneyimi, “Lafın doğrusunu söylemek için, doğru siyaset yapmak gerek” sözüyle özetlenmişti. Eğitim vurgusu, Türkiye’deki 184 siyasi partinin çoğunun eğitim konusundaki yaklaşımını sorgulamaya davet ediyordu. Bir ülkenin ilerlemesinin, eğitime verdiği öneme bağlı olduğunu vurgulayan Çiçek, Sorgun TOBB Mesleki Eğitim Merkezi’nin açılış törenine katılarak, “Mesleki eğitim çok önemli” dedi. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, özel sektöre verilen sorumluluğun gereğini yerine getirdiğini belirtmesi, sektörler arası işbirliğinin önemini vurguluyordu. Derslikleri ziyaret ettikleri ve öğrencilerinle, öğretmenlerle konuştukları sırada, öğrencilere Nurettin Topçu’nun “Ahlak” adlı kitabının hediye edilmesi, geleneksel değerlere verilen önemi gösteriyordu. Kitabın, “Herkes okumalı” olarak vurgulanması, ahlaki değerlerin bireysel ve toplumsal gelişimdeki rolünü hatırlatıyordu.

Sorgun’da yaşananlar, farklı kesimlerden insanların bir araya gelerek sorunları dile getirdiği, ortak bir zeminde buluştuğu bir sahne sunuyordu. Kadın-erkek, sivil toplum lideri, kanaat önderi, iş insanı, akademisyen, meslek odası başkanı… Her birinin sesi, sorgunun karmaşık dokusuna katkıda bulunuyordu. Cemil Çiçek’in, “Türkiye’de yaygın üç hastalık var” diyerek dile getirdiği katarakt, ekonomik zorluklar ve siyasi gerilimler, ortak bir sorun tespiti olarak öne çıkıyordu. Bu ziyaret, siyasetçilerin halkın ayağına giderek, sorunlarını anlamaları ve çözüm üretmeleri için bir fırsat sunarken, halkın da sesini duyurabileceği bir platform sağlıyordu.”}