Kremlin, Washington ve Kiev'deki diplomatik faaliyetleri, barış sürecine katkı sağlayan adımlar olarak nitelendirildi. Rusya’nın sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD’li temsilcilerin Moskova ve Kiev’de gerçekleştirdiği temasların, arabuluculuk çabalarının bir parçası olduğunu ve barışa doğru ilerlemenin başlangıcı olabileceğini vurguladı. Bu yaklaşım, mevcut gerilimlerin hafifletilmesine yönelik bir umut ışığı sunuyor.

Peskov, Amerikan heyetinin Ukrayna’daki görüşmelerinin sonuçlarını Rus tarafıyla paylaşmadığını, bunun yerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında doğrudan bir telefon görüşmesinin gerçekleştirilmesinin olası olduğunu belirtti. Bu, iki taraf arasındaki iletişimin yeniden canlanması ve çözüm arayışlarının hızlanması açısından önemli bir gelişmedir. Kremlin, bu görüşmenin, taraflar arasında kalıcı bir çözüm bulma potansiyelini artıracağını öngörüyor.

Üçlü formatlı müzakerelerin yeniden başlatılmasına dair gelen sorulara, Kremlin’in bu ihtimali kesin olarak elemediğini, ancak müzakere yeri ve zamanlaması hakkında henüz erken olduğunu ifade etti. Bu, müzakerelerin karmaşıklığına ve taraflar arasındaki farklı görüşlere dikkat çeken bir diplomatik hamle olarak yorumlanabilir. Kremlin, müzakerelerin başarılı olması için tüm tarafların gerçekçi ve yapıcı bir yaklaşım sergilemesini bekliyor.

Ayrıca, Norveç’in Rus sınırına konuşlandıracağı topçu taburuyla ilgili olarak Kremlin, bu durumun Rusya’nın güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturduğunu ve Rusya’nın buna karşı gerekli önlemleri alacağını açıkça belirtti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Rusya’yı ziyaret etmesi ise, iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin devam edeceğini ve Rusya’nın Ukrayna’daki rolünü vurguladığını gösteriyor. Kremlin, bu ziyaretin, bölgedeki istikrarı destekleme ve çatışma çözümü konusunda ortak bir platform oluşturma potansiyelini taşıdığını değerlendiriyor.