BM İnsan Hakları Konseyi'nin 63'üncü Oturumu, Cenevre'de gerçekleşen kritik bir toplantıyla açıldı. Endonezya'nın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sidharto Reza Suryodipuro'nun liderliğindeki bu oturum, küresel güvenlik ve insan hakları konularında önemli bir platform suntu. Toplantıya katılan Türk, mevcut küresel manzara karşısında derin endişelerini dile getirerek, uluslararası toplumun acilen harekete geçmesini talep etti.
Türk'ün konuşması, Gazze Şeridi'ndeki durumun aciliyetini vurgulayarak başladı. İsrail'in ateşkes ilanına rağmen devam eden saldırılarıyla 1300'den fazla Filistinliyi hayatını kaybettiğini ve insani yardımın girişini engellediğini sert bir dille ifade etti. İsrail'in Batı Şeria'daki ilhak eylemlerini ve üst düzey yetkililerin insanlık dışı söylemlerini de kınayarak, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararlarına rağmen devam eden ihlaller karşısında dehşete kapıldığını belirtti. Savaşın ve şiddetin, insanlığın geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve acil çözümler gerektirdiğini vurguladı.
Konuşmasının ilerleyen kısımlarında, Türk, küresel güvenlik ortamındaki diğer tehlikeli trendlere de dikkat çekti. ABD ile İran arasındaki gerilimlerin Körfez'i istikrarsızlaştırdığını, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın beşinci yılını kutladığını ve Sudan'daki kanlı çatışmanın şiddetlendiğini hatırlatarak, uluslararası toplumun acilen müdahale etmesi gerektiğini savundu. Sivil kayıpların artması, silahlanma yarışının tırmanması ve müzakerelerin tıkanması karşısında, kınamaların anlamsız kaldığını ve daha kapsamlı, somut adımların atılması gerektiğini vurguladı. Şiddetli kutuplaşma, iklim kaosu ve teknolojik değişim gibi faktörlerin insanları şaşkınlık ve güçsüzlük hisleriyle boğduğunu, bu nedenle uluslararası işbirliğinin daha da önem kazandığını ifade etti.
Son olarak, Türk, İHK'yi özellikle Kurdufan, Mavi Nil ve Kuzey/Batı Darfur'daki sivillerin acil risk altında olduğunu belirterek, acil bir ateşkes, yabancı müdahalenin sona ermesi ve kapsayıcı sivil yönetime geçiş için harekete geçilmesini talep etti. Lübnan'daki çatışmalar ve BM İnsan Hakları Ofisinin ihlalleri konusuna da değinerek, müzakerelerin yeniden başlaması ve ateşkeslerin uygulanması çağrısında bulundu. Toplantının genelinde, insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve küresel barışın sağlanması için uluslararası toplumun daha güçlü ve kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiği mesajı verilerek, bu kritik tartışmaların devam etmesi gerektiği vurgulandı.