Yargı süreçlerinde yeni bir soluk yaklaşıyor! İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili olarak yürütülen davada, 76. duruşma günü, önemli gelişmelere sahne oldu. Davada, Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk’ün tahliyesi mahkeme tarafından onaylanırken, sanıklar da savunmalarını sürdürdü. Bu durum, davadaki hukuki süreçlerin ve sanıkların ifadelerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Duruşmanın merkezinde, davada yer alan sanıkların tahliye talepleri ve İmamoğlu’nun canlı yayın talebi yer aldı. Ekrem İmamoğlu, davada devam eden süreç boyunca, mahkeme heyetinin kararını ve davada kullanılan delilleri eleştirerek, sürecin şeffaflığına vurgu yaptı. Mahkeme kararına tepki gösterirken, davaların canlı yayınlanmasını talep ederek, milletin süreci takip etmesini istedi. İmamoğlu’nun bu talebi, davadaki kamuoyu ilgisini ve sürecin şeffaflığı konusundaki beklentileri yansıtıyor.

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu’nun kürsüye gelerek savunma yapması oldu. Selim İmamoğlu, soyadı üzerinden davaya dahil edildiğini savunarak, babasının üzerindeki baskı ve geri adım zorlaması iddialarını gündeme getirdi. İmamoğlu’nun bu ifadeleri, davadaki siyasi boyutun ve aile ilişkilerinin önemini gösteriyor. Ayrıca, dayıları Cevat ve Ali Kaya’nın tutukluluk durumu ve dedesi Hasan İmamoğlu’nun maaşına konulan tedbirler de tartışma konusu oldu.

Selim İmamoğlu, aile şirketlerinin Hırvatistan’daki bir projeye yaptığı yatırım ve 2024 yılında satın aldığı yelkenli gibi konularda da bilgi verdi. İş Bankası üzerinden yapılan 390 bin Euro’luk transfer ve MASAK raporundaki hatalı kayıtlarla ilgili açıklamalar, sanığın savunmalarının en önemli noktalarından biri oldu. MASAK’ın yaptığı hatanın kötü niyetle yapılmadığına inandığını belirten Selim İmamoğlu, yanlış algının medyada yarattığı zararın düzeltilmesinin zorluğunu vurguladı. Bu durum, davadaki delil tartışmalarının ve medya rolünün önemini ortaya koyuyor. İmamoğlu’nun yurt dışı seyahat yasağına da değinmesi, akademik çalışmalarının aksamasına ve uluslararası konferanslara katılamamasına dikkat çekti.”}”>p>