İstanbul’da devam eden ve uyuşturucu ticareti suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında, eski Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş, bugün ilk kez hakim önünde kendini savunma pozisyonuna geçti. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Ateş suçlamaları şiddetle reddederken, aynı zamanda soruşturmanın merkez figürlerinden biri olan Mehmet Akif Ersoy’un iddialarıyla da dikkatleri üzerine çekti.

Tutuklu bulunan Veyis Ateş, hakim karşısında savunma hakkını kullanırken, iddialara karşı çelişkili ifadeler sergiledi. Savcılığın suçlamaları arasında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma” yer alırken, Ateş suçlamaların temeline oturtamadığı bir savunma geliştirmeye çalıştı. Savunmasında, 9 aydır süren bu süreçte yaşadığı belirsizlikleri ve şaşkınlıkları dile getirerek, suçlamaları kesin olarak reddetti.

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, Mehmet Akif Ersoy’un tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumu’ndan yapılan bir açıklaması oldu. Ersoy, tutuklu bulunduğu sırada avukatıyla yaptığı görüşmede, Ateş’e yönelik suçlamaların kendisinin de dahil olduğu bir komplokonun parçası olduğunu öne sürdü. “Bu şekilde ifade vermek zorundaydım, hakkını helal et. Bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk’ün el değiştirme davasına katacaklardı. Oradan da başıma ne işler gelecekti bilmiyorum, özür dilerim” diyerek Ateş’e yönelik suçlamaları, kendi çıkarları için kullanıldığını iddia etti. Bu iddia, mahkemede büyük yankı uyandırdı.

Ateş, Ersoy’un bu iddialarına karşılık olarak, dosyada “tanık” sıfatıyla ifade veren diğer isimlerin (Şevkiye Dilara Yıldız, Serap Saylan, Ebru Güran ve Osman Tıraş) iddialarını da yanıtladı. Ersoy’un kendisine karşı yönelttiği suçlamaların, sevgilisi veya yakın arkadaşı olan tanıklar tarafından da etkilenmiş olabileceğini belirterek, bu konuda bir soruşturma talep etti. Savunmasının sonlarında, avukatının da tanık sıfatıyla duruşmaya katılmasını talep ederek, savunmasını tamamladı.