Türkiye ekonomisinin geleceğine yön veren yeni Orta Vadeli Programı (OVP), son revizyonlarıyla ekonomistlerin ve analistlerin dikkatlerini çekti. Programın yeniden şekillenmesinde, özellikle vergi gelirlerine odaklanılması ve özelleştirme hedeflerinin artırılması, tartışma yaratırken, ekonomik göstergelerdeki indirgenmiş hedefler de endişeleri artırdı.
Yeni OVP’de enflasyon hedeflerine getirilen önemli revizyonlar, mevcut ekonomik tabloyla uyumsuzluk sorularını beraberinde getiriyor. 2026 yılı için belirlenen %28.4’lük enflasyon hedefi, önceki yıllarda göz ardı edilen yüksek enflasyon oranlarına işaret ediyor. Bu oran, 2027’de %21, 2028’de %15.5 ve 2029’da %9 olarak düşürülerek, tek haneli enflasyon hedeflenmeye başlandı. Bu durum, enflasyonla mücadelede TCMB’nin yaklaşımındaki değişiklikleri de beraberinde getirebilir.
Programda sanayi büyüme hedeflerinin de indirgenmesi dikkat çekiyor. Sanayi sektöründe daha önce %4 olarak öngörülen büyüme, şimdi %2.3’e düşürüldü. Turizm gelirleri de %68 milyar dolardan %66 milyar dolara indirilirken, dış ticaret açığı da %96 milyar dolardan %105 milyar dolara yükseltildi. Bu revizyonlar, ekonomik kırılganlıkların artabileceği yönünde uyarılar içeriyor. Ekonomik politikaların, enflasyonla mücadele ve dış ticaret dengesini iyileştirme hedefleri arasında nasıl bir denge kuracağı merak konusu.
Ekonomik göstergelerdeki indirgenmiş hedefler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve gelmesinden sonra uygulanan politikaların etkilerini yansıtabilir. İşsizlik oranları da programda %8.8’den %7.6’ya düşürüldü. Ancak, bu hedeflere ulaşmanın önündeki engeller ve programın başarısı, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.”}”**