Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz incelemesi sonucunda, Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde kaybettiği olayla ilgili kapsamlı bir yeniden değerlendirme süreci başlatılmıştır. Bu süreç, sadece geçmişte göz ardı edilmiş detayları ortaya çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda Kozinoğlu’nun son dönemindeki olaylar ve koşulları da derinlemesine analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu yeniden açılan soruşturma, adeta bir bulmaca gibi, soruşturma dosyalarında saklı olan sırları çözmeye odaklanmaktadır.
Soruşturmanın merkezinde, 2011’de Silivri Cezaevi’nde görev yapan bir grup kişinin, Kozinoğlu’nun ani ve beklenmedik ölümüyle ilgili sorumluluğu olduğu şüphesi bulunmaktadır. İlk belirlemelere göre 15 gardiyan ve 1 kişi gözaltına alınırken, 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edilmiştir. Ancak, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan bilgiler, bu sayının artabileceğini göstermektedir. Bu durum, cezaevi içerisindeki olası komplo teorilerini yeniden gündeme getirmektedir.
Olayın merkez figürü olarak kabul edilen Ferhat Veysi Gül isimli gardiyan, Kozinoğlu’nun koğuşuna özel olarak atandığı dönemde yaptığı skandal davranışlarla dikkat çekmektedir. Kamera kayıtları, Gül’ün, Kozinoğlu’nun fenalaşması üzerine acil durum protokollerini ihlal ederek, alarmı duyurmak yerine tamamen ters istikamete gitmiş ve radyo sesini maksimum seviyeye çıkarmıştır. Bu hamle, diğer gardiyanların müdahalesini geciktirmiş ve Kozinoğlu’nun hayatını kurtarmayıp ölümüne neden olmuştur. Gül’ün bu eylemi, sadece görevini yerine getirmemesiyle kalmayıp, aynı zamanda cezaevi güvenliğinin ihlali olarak da değerlendirilmektedir.