NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, uluslararası arenada önemli bir tartışma başlatacak şekilde, The Jakarta Post için kaleme ettiği bir makalede, sömürgeciliğin modern dünyadaki karşısına dair çarpıcı bir analiz sundu. Albayrak, Bandung Konferansı'na (1955) yaptığı göndermelerle, küresel güç dengelerinin tarihsel olarak nasıl şekillendiğini ve günümüzdeki sorunlara ışık tuttuğunu gösterdi. Konferansa Batılı güçlerin katılmaması, o dönemde farklı bir dünya düzeninin pekiştirilmesinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Albayrak, konferansın ortaya çıkardığı Bağlantısızlar Hareketi'ni, ‘kendisine dayatılan çerçevelerden sıyrılan’ bir ‘çıkış noktası’ olarak tanımladı. Bu hareket, sadece diplomatik bir duruşu değil, aynı zamanda düşünce ve bilgi üretiminde özgürlüğün temsilcisi olarak öne çıktı. Ancak Albayrak, bu yolun kolay olmadığını, ‘bilme biçimlerinin bağımlılığı’ ile mücadele gerektirdiğini vurguladı. Sosyolog Syed Hussein Alatas'ın ‘esir zihin’ kavramıyla ilgili değerlendirmesi, bu bağımlılığın, dışarıdan gelen kategorilere körü körüne teslim olan entelektüel yapıları nasıl etkilediğini anlamak için önemli bir çerçeve sunuyor.

Albayrak, ‘esir zihnin’ farkında olmaması ve sömürgeciliğin entelektüel mirasının bu durumu sağlamak üzere tasarlanmış olması’ konusuna dikkat çekerek, sömürgeciliğin sadece siyasi bir baskı olmadığını, aynı zamanda bilgi ve düşünce üretiminde de bir manipülasyon olduğunu savundu. Bu durum, günümüzdeki bilgi savaşlarını ve ideolojik çarpıtmaları anlamak için de kritik bir bakış açısı sunuyor. ‘Sömürgecilik sona ermedi, biçim değiştirdi’ ifadesi, bu dönüşümün ne kadar sinsi ve karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.

Albayrak’ın ‘Batı merkezli düzen artık çözülüyor’ değerlendirmesi, özellikle Gazze’deki son gelişmelerle birlikte daha da önem kazandı. Gazze’nin ortaya çıkardığı şey, modern dünyanın ‘normatif mimarisinin’ çöküşünü simgeliyor. Bu çöküş, finansal sistemlerin, eğitim modellerinin ve hukuki çerçevelerin yeniden sömürgeleşme sürecinde nasıl kullanıldığını gösteriyor. Bu bağlamda, İstanbul'da 11-12 Mayıs'ta düzenlenecek ‘Dünya Sömürgecilikten Arınma Forumu’, geçmişin sömürgeci mirasını anlamak ve daha adil bir gelecek inşa etmek için önemli bir platform oluşturacak.”}

Albayrak'ın bu yaklaşımı, sömürgeciliğin sadece geçmişte yaşanan bir olgu olmadığını, günümüzdeki jeopolitik ve ekonomik güç dengelerinde hala etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, sömürgeciliğin köklerini anlamak ve bu etkileri azaltmak için küresel bir farkındalık yaratmak gerekiyor.

Dünya Sömürgecilikten Arınma Forumu, bu amaçla bir araya gelen akademisyenler, aktivistler ve politika yapıcılar için bir buluşma noktası olacak. Forumda yapılacak tartışmalar, sömürgeciliğin farklı boyutlarını ele alacak ve daha adil bir dünya düzeni için yol haritası çizecek.

Bu forum, sadece akademik bir etkinlik değil, aynı zamanda sivil toplumun ve kamuoyunun bu önemli konuda daha bilinçli ve aktif rol oynamasını sağlayacak bir fırsat sunuyor.

Esra Albayrak'ın Gazze'ye yönelik bu çarpıcı analizi, sömürgeciliğin modern dünyadaki karşısının sadece bir örneği değil, aynı zamanda küresel bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olduğunu da işaret ediyor.