Çorlu'nun tozlu yollarında, bir düğünün ardından trajik bir olay zinciri zincirleme yayıldı. Şeyhsinan Mahallesi'ndeki Mandıracı Caddesi'nde, bir düğün sonrası kalabalıkla birlikte caddeye yığılmış sandalyeler, bir taksinin normal seyirini aksatıp, o caddeye hayat veren Özcan Özkan'ın hayatını sonlandırdı. Bu olay, sadece bir taksiciyi değil, aynı zamanda onun oğlu Ada Özkan'ı da yaraladı ve tüm bir aileyi derinden sarstı.
Olayın başlarında, Özcan Özkan (42), oğlu Ada Özkan (20) ile birlikte eve dönüş yolundayken, caddenin bir kısmını sandalyelerin kapadığı bir durumla karşılaştı. Baba-oğul, yolun açılması için harekete geçti. Ancak bu durum, bir grup bireyle aralarında şiddetli bir anlaşmazlığa dönüşerek, kısa sürede kontrolden çıkan bir kavgaya alevlenmesine neden oldu. Kavgada Özcan Özkan, acımasızca göğsünden ve bacağından aldığı bıçak darbeleriyle hayatını kaybetti; oğlu Ada Özkan da yaralı bir şekilde hastaneye sevk edildi.
Olayın ardından, yaşananlar sadece bir taksicinin ölümüyle sınırlı kalmadı. Şüpheli Can Erdoğan (30) ve yanında bulunan diğer kişiler, olayla ilgili olarak tutuklandı. Mahkeme, Can Erdoğan'ı ‘kasten adam öldürme’ ve ‘basit yaralama’ suçlarından ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Diğer sanıklar ise ‘silahlı yaralama’ suçundan hapis cezaları aldı. Bu kararlar, olayda hayatın kaybına ve yaralanmaya yol açanların sorumluluğunu kabul etti.
Mahkeme sürecinde, ailenin avukatları, sanıkların eylemlerini son derece sert bir dille eleştirerek, olayda yaşananların, basit bir mahalle kavgası olmadığını vurguladı. Avukatlar, sanıkların, kamuya ait bir yolu kapatıp, bu durum üzerine itiraz eden vatandaşı şiddetle yaralamaya yönelik zihniyetinin, kabul edilemez olduğunu ve bunun da en ağır cezaların verilmesini talep ettiklerini ifade ettiler. Bu olay, sadece bir hayatın sonlanmasına değil, aynı zamanda bir ailenin acısını ve yıkımını da temsil ediyor.