Yüreğir'in Alihocalı Mahallesi'nde 2017 yılının karanlık bir gecesinde, hayatlar bir cinayetle son bulmuştu. Eser Bingül, Ufuk Altun ve Refik Bingül isimli üç arkadaş, mezarlığın sakinliği altında, vahşi bir saldırının kurbanı olmuşlardı. Olay, bir Kalaşnikov ve çeşitli tabanca mermilerinin bulunmasıyla, ilk başta karmaşık bir yapıya sahipti; ancak zamanla, adli süreçler ve yetkililerin çabaları sonuçsuz kaldı.

Dokuz yıldır acı çeken anne Selvihan Bingül, bakan Akın Gürlek'in faili meçhul dosyaların yeniden inceleneceği açıklamasının ardından gözyaşlarını tuttu. ‘Oğlumun kolumdaki resmiyle hayata tutunuyorum’ diyerek, bu uzun ve dayanılmaz süreçte umudunu kaybetmediğini vurguladı. Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması, ailesine bir nebze güç vermesiyle, bakanımıza olan güvenini dile getirdi. Bu acı tabloyu değiştirmek, kayıp oğlunu geri kazanmak, ailesi için en büyük dileğiydi.

Baba Mahmut Bingül ise, oğlunun ve arkadaşlarının hayat hikayesini anlatarak, o geceki üzücü olayların detaylarını aktardı. Arkadaşının annesinin mezarını ziyaret etmek, kutlama amacıyla araç almak ve ardından mezarlığa dönmek, bir anda ölümle sonuçlanmıştı. Saldırganlar, çapraz ateşe tutarak, oğlunun kaçmasına izin vermemişlerdi. En sarsıcı detay, ensesinden kurşunlarla vurulmasıydı. Savcılığın, delil eksikliği nedeniyle takibi durdurması, aile için bir yıkım olmuştu. Şimdi, bakanlığın yeniden müdahalesi, adalete olan inancını tazelemelerine neden oluyordu.

Adalet Bakanlığı'nın bu kararı, Bingül ailesi için sadece bir umut ışığı değil, aynı zamanda yılların acısını sona erdirme fırsatı olarak görülüyor. Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte, adaletin yerini alacağına ve kayıp oğlunun bulunacağına dair umutları yeşermiş durumda. Aile, bakan Gürlek'e olan güvenini tam olarak göstererek, ‘oğlumuzu geri getirecek’ dileklerini iletti.