Washington'dan yapılan açıklamalara göre, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kongre'ye sunduğu yeni bir proje, Suudi Arabistan'ın askeri kapasitesini önemli ölçüde artırma hedefiyle tasarlandı. Bu operasyonun merkezinde, Boeing firmasının yer alacağı 10 bin adetlik bir sipariş bulunuyor. Bu alışveriş, Suudi Arabistan'ın hava savunma ve stratejik hedefleme yeteneklerini güçlendirecek şekilde kurgulanmış, aynı zamanda ABD ve bölgedeki diğer müttefiklerle uyumlu sistemlerin kullanımını da kolaylaştıracak.
Söz konusu tedarik paketinin temelini, 5 bin 4 adet KMU-572 ve 5 bin adet KMU-556 JDAM güdüm kiti oluşturuyor. Bu yüksek hassasiyetli mühimmatlar, stratejik hedeflere yönelik operasyonlarda kritik bir rol oynayacak. Ayrıca, 5 bin 4 adet 500 librelik BLU-111 ve 5 bin adet 2 bin librelik BLU-117 genel maksat bombalarının da dahil edilmesiyle birlikte, toplamda 10 bin 4 adet bomba imkanına sahip olunacak. Bu donanım çeşitliliği, Suudi Arabistan'ın çeşitli saldırı senaryolarına karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak.
Paketin içeriğinde, yalnızca mühimmatların değil, aynı zamanda bunları etkin bir şekilde kullanacak sistemlerin de yer alması dikkat çekici. FMU-139 tapa sistemleri, DSU-38 ve DSU-40 hedef algılayıcıları, kapsamlı yedek parça ve destek ekipmanları ile teknik-lojistik hizmetler, bu operasyonun bütüncülüğünü oluşturuyor. Bu sayede Suudi Arabistan ordusu, yeni teknolojileri hızlı bir şekilde entegre ederek operasyonel verimliliğini artırabilir.
Özellikle JDAM-ER sistemi, genel maksat bombalarını, GPS ve ataletsel navigasyon sistemleri sayesinde, son derece hassas bir şekilde hedeflere yönlendirebilen mühimmatlara dönüştürme potansiyeline sahip. Bu sistemin açılır kanatları sayesinde, bombalar bırakıldıktan sonra çok daha uzun mesafelerde süzülebilir, hedefe ulaşma şansı önemli ölçüde artar. 500 librelik JDAM-ER versiyonunun 74 kilometrenin üzerinde menzile ulaşabilmesi, Suudi Arabistan'ın hava gücüne önemli bir avantaj sağlayacak. Bu tür bir silahlanma, stratejik öneme sahip hedeflere karşı etkili ve hassas operasyonlar gerçekleştirmeyi mümkün kılar. Bu devasa tedarik, toplamda 5 milyar doları aşan bir maliyete sahip olacak ve bölgedeki askeri dengeleri yeniden şekillendirebilir.