Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin adalet sisteminde yapılması planlanan kapsamlı reformları duyurarak, geleceğe yönelik stratejik bir vizyon sunmuş oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın önderliğinde şekillenen 2027-2029 Orta Vadeli Programı (OVP), hukuki süreçlerdeki verimliliği artırma, vatandaşların haklarını daha etkin bir şekilde kullanabilmelerini sağlama ve adalet sistemine olan güveni güçlendirme hedefleriyle hazırlanmıştır. Bu program, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin korunması ilkeleri doğrultusunda önemli adımlar atılmasını öngörmektedir.
Bakan Gürlek, yargılama süreçlerinin hızlandırılması ve daha şeffaf hale getirilmesi için yoğun çabaların yoğunlaştığını vurgulayarak, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin (AUÇY) kullanımını teşvik etmeye devam edeceklerini ifade etti. Özellikle tahkim yoluyla çözüm arayışlarının destekleneceği, bu alandaki uygulamaların yaygınlaştırılacağı belirtildi. Ayrıca, dijitalleşme hamlesiyle birlikte, vatandaşların adliyeye erişimini kolaylaştıran ve yargılama süreçlerini hızlandıran çevrimiçi uyuşmazlık platformları ve elektronik duruşma yöntemleri geliştirilerek, hukuki süreçlerde yeni bir dönemin kapıları açılacaktır.
Yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde, uzmanlaşmış ihtisas mahkemeleri oluşturulması planlanmaktadır. Bu mahkemeler, özellikle fikri ve sınai haklar gibi karmaşık alanlarda uzmanlaşarak, uyuşmazlıkların daha hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesini sağlayacaktır. İcra ve iflas mevzuatının günümüzdeki ticari koşullara uyarlanması, konkordato kurumunun kötüye kullanımının engellenmesi ve ticari hayattaki aksaklıkların giderilmesi gibi konularda da önemli düzenlemeler yapılacaktır. Elektronik tebligat uygulamalarının yaygınlaştırılması, hukuki süreçlerde iletişimin hızlanmasına ve güvenliğin artırılmasına katkı sağlayacaktır.
Bakan Gürlek, programın hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, 2027-2029 OVP'nin vatandaşlarımıza daha hızlı, daha güvenilir ve daha öngörülebilir bir adalet sistemi sunacağına olan inancını dile getirdi. Bu stratejik vizyon, hukuki süreçlerin etkinleştirilmesi, vatandaşların haklarının korunması ve Türkiye'nin hukuk devleti olma yolundaki ilerlemesine önemli katkılar sağlayacaktır.