Türkiye, uluslararası enerji uzmanlarının dikkatini çeken bir başarı hikayesi yazıyor. Londra merkezli, küresel enerji trendlerini analiz eden Ember adlı düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan ‘Türkiye Elektrik Görünümü 2026’ raporu, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki üstün performansını bir kez daha gözler önüne seriyor. Rapor, 2025 yılı verilerinin detaylı bir analizini sunarak, Türkiye’nin bölgesel enerji pazarındaki yükselişini somut verilerle destekliyor.

Raporun bulgularına göre, 2025 yılında rüzgar ve güneş enerjisi kaynaklarından elde edilen elektrik üretimi, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin beşte birini aşarak tarihi bir eşiğe ulaştı. Bu büyüme, Türkiye’yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’daki 16 ülke arasında yenilikçi bir lider konuma taşıdı. Bu önemli başarı, özellikle rüzgar enerjisinde 1,9 gigavatlık kurulum ve güneş enerjisi üretimindeki hızlı artışla mümkün oldu. Türkiye, bu sayede yenilenebilir enerji kaynaklarına olan bağımlılığını azaltırken, temiz enerjiye geçiş konusunda önemli bir adım atmış durumda.

Rapor ayrıca, Türkiye’nin Avrupa’daki performansını da değerlendiriyor. Rüzgar enerjisi üretiminde 15’inci, güneş enerjisi üretiminde 14’üncü ve yenilenebilir kaynaklardan toplam üretimde 16’ıncı sırada yer alarak, Avrupa’nın en rekabetçi enerji pazarlarından birine sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, kömürün hala elektrik üretimindeki baskın rolü devam ediyor. 2022’den beri yeni kömür santrali inşasının yapılmaması, bu durumu etkilemeyi başardı. Ancak, yerli kömür santrallerine getirilen alım garantileri, kömür üretimini yeniden canlandırabilir.

Raporun dikkat çeken bir başka bölümü ise hidroelektrik santrallerinin performansını değerlendiriyor. Atatürk, Karakaya ve Keban barajları gibi Türkiye’nin en büyük hidroelektrik tesislerinde, son 10 yılda ortalama elektrik üretiminde %29’luk bir düşüş yaşandı. Bu düşüş, kuraklık nedeniyle meydana gelen su seviyesi azalmasıyla ilişkili. Bu durum, doğal gaz santralleriyle ikame edilmekte ve Türkiye’nin yılda ortalama 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatına yol açmaktadır. Ancak, hidroelektrik santrallerinin güneş gibi kaynaklarla çeşitlendirilmesinin, hem ekonomik hem de enerji güvenliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulanmaktadır. Ayrıca, batarya projelerinde Avrupa’da lider konumda olan Türkiye, 33 gigavatlık batarya proje kapasitesine ulaşarak, Avrupa Birliği ülkelerini geride bırakmıştır.

Ufuk Alparslan liderliğindeki Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri, bu gelişmeleri değerlendirirken, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki liderliğini vurguluyor. Alparslan, hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynakların da dahil edilmesini önererek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji payının Avrupa’nın birçok ülkesinden daha yüksek olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin, temiz enerjiye geçiş konusunda sergilediği direnç, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi COP31’e ev sahipliği yaparken, bölgesel enerji dönüşümünde bir öncü rolü oynama potansiyeli sunmaktadır.