Ekonomi gündemi, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın çarpıcı açıklamalarıyla yeniden şekilleniyor. 2026 yılının ilk yarısında, merkezi hükümetin 1,79 trilyon TL'lik bir faiz yükü altında ezildiği ve bütçe açığının 1,32 trilyon TL'ye ulaştığı gerçeği, vatandaşın ve ekonomistlerin dikkatini çekiyor. Bu durum, devletin gelir kaynaklarını etkin bir şekilde kullanma beceriksizliğinin açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Karabat'ın vurguladığı en önemli nokta, gelir üreten köprü ve otoyolların işletme haklarının devredilme planı. Bu strateji, kısa vadede devletin mali yükünü hafifletme amacını taşısa da, uzun vadede vatandaşın borç yükünü artırma ve gelir eşitsizliğini derinleştirme potansiyeli taşıyor. ‘AKP satmalara doyamadı’ şeklindeki ifade, bu sürecin temel motivasyonunun kamu kaynaklarının özel çıkarlara hizmet etmesine yönelik bir yaklaşım olduğunu gösteriyor. Bu durum, vatandaşın geleceği için ciddi bir risk oluşturuyor.
Veriler, durumun ciddiyetini daha da net bir şekilde ortaya koyuyor. Ocak-Temmuz döneminde devletin 326,8 milyar TL’lik faiz ödemesi, 378,1 milyar TL’lik bütçe açığına yol açmış. Bu döngü, borç-faiz-açık olarak kendini sürdürüyor ve ekonominin kırılganlığını artırıyor. Aynı zamanda bireysel kredi kullanımındaki artış, vatandaşın ekonomik zorluklarla başa çıkmak için kullandığı bir araç haline gelmiş, bu da borç yükünü daha da artırıyor. Yasal takibe düşen borç miktarı ve kredi kullanan kişi sayısı da alarm verici oranlarda artış gösteriyor.
<YENİ Parti'nin eleştirisi, sadece bir siyasi hamle değil, aynı zamanda ekonomik gerçeklere dikkat çeken bir uyarı niteliğinde. Özelleştirme sürecinin, kamu kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmak yerine, kısa vadeli çıkarların gözetilerek yapıldığı, uzun vadede ise vatandaşın ekonomik geleceğini tehdit ettiği vurgulanıyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği ve adil bir büyüme için daha farklı stratejilerin geliştirilmesinin önemini ortaya koyuyor. Vatandaşın bilançosuna ve devletin bilançosuna bakıldığında, faiz ödemelerinin ve bütçe açıklarının ne kadar ciddi bir sorun yarattığı açıkça görülüyor. Bu nedenle, ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi ve vatandaşın refahını ön planda tutan bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor.”}p>