Avrupa savunma arenasında yaşanan dönüşümler, İspanya’nın uçak seçimi stratejisinde yeni bir pencere açabilir mi? HÜRJET işbirliği sonrasında şimdi de KAAN programı, İspanyol askeri endüstrisinin radarında yer alıyor. TUSAŞ CEO’su Mehmet Demiroğlu’nun Madrid ve Ankara arasında KAAN’ın potansiyel satışı konusunda hükümetler arası diyalogların başladığını teyit etmesi, bu olası işbirliğinin ilk sinyallerini verdi.

Bu durum, KAAN’ı sadece bir ihracat fırsatı olarak görmekle yetinmeyecek şekilde, Türkiye’nin Avrupa’daki 5. nesil savaş uçağı projelerinde alternatif bir yaklaşım sergilemesine zemin hazırlıyor. İspanya’nın F-35 kararından sonra Eurofighter Typhoon ve FCAS’a odaklanma kararı, bu değerlendirme sürecinin merkezinde yer alıyor. Ancak İspanyol Savunma Bakanlığı’nın maliyetler ve uzun vadeli bağımlılık endişeleriyle birlikte, farklı Avrupa çözümlerini değerlendirdiği açıkça görülüyor.

KAAN’ın İspanya’nın resmi rotasında henüz yer almaması, programın değerlendirme sürecinde olduğunu gösteriyor. Bu noktada, TUSAŞ’tan gelen açıklama, “hükümetten hükümete” ön temasların başladığını ve İspanyol yetkililerle görüşmelerin sürdüğünü ortaya koyuyor. Bu görüşmelerin henüz ilk adımları olduğunu ve net bir siparişin henüz oluşmadığını hatırlamak gerekiyor. Ancak İspanya’nın KAAN’ı, mevcut uçak seçeneklerinin ötesinde, alternatif bir çözüm olarak değerlendirmeye devam etmesi, Türkiye ile İspanya arasında savunma sanayiinde yeni işbirliği fırsatları yaratabilir.