Erzurum ve Tunceli’de uzun süredir devam eden Gülistan Doku soruşturması, son olarak ABD’den iade edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından yapılan detaylı sorgusuyla yeni bir boyut kazandı. Bu adli yardımlaşma süreci, cinayetin ardındaki olası motivasyonları ve failler arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin adli mercileri, Altaş’ın ifadesini titizlikle inceleyerek soruşturmanın seyrini değiştirecek bilgiler arıyor.
Sorgunun ilk aşamalarında, Altaş’ın, Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürme planını biliyor olması ve bu konuda aktif rol oynamış olabileceği iddiaları öne sürüldü. FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, Altaş’ın, Sonel’in kendisine Gülistan Doku’yu öldürmek için “bir araç sağladığını” ve olay günü birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ifade ettiği belirtildi. Altaş’ın, Doku’nun köprü kenarında görüldüğünü ve ardından Doku’nun araca binerek uzaklaştığını anlatması, olayın nasıl planlandığına dair önemli ipuçları sunuyor. Sorgunun ilerleyen bölümlerinde Altaş, Sonel’in araca sürücü koltuğunda oturduğunu, kendisinin ön yolcu koltuğunda ve Doku’nun ise arka koltukta olduğunu ifade ederek olayın detaylarını daha da netleştirmiş oldu.
En çarpıcı gelişmelerden biri, Altaş’ın, Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne dair doğrudan bir itiraf yapması oldu. FBI görevlilerinin “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusuna Altaş’ın “Evet” cevabı, soruşturmanın yönünü değiştirerek cinayetin faillesinin belirlenmesine odaklanılmasına neden oldu. Ancak sorgunun en şok edici anlarından biri, Altaş’ın, cesedin aracın bagajına taşınmasına tanık olması ve bu konuda Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yardım etmesi oldu. Bu iddia, cinayetin nasıl işlendiğine dair acı gerçekleri gözler önüne serdi ve soruşturmanın farklı yönlerden derinleştirilmesine zemin hazırladı.
Sorgunun son aşamalarında, Altaş, olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel’in cesedi saklamaya çalıştığını ve cesedin taşınmasına yardımcı olan Şükrü Eroğlu adlı kişinin de olayda yer aldığını iddia etti. Eroğlu’nun, Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi olması, bu iddiaların ciddiyetini artırıyor. Altaş’ın, Sonel’in cesedi “halletmek” için harekete geçtiğini ve kimseye bu konuda bahsetmemesini söylediğini ifade etmesi, olayın karmaşıklığını ve şüphelilerin birbirleriyle olan ilişkilerini daha da aydınlatıyor. Bu iddialar, soruşturmanın sadece cinayetin işlenmesine değil, aynı zamanda cinayetten sonraki olaylara ve şüphelilerin arasındaki bağlantılara da odaklanmasını sağlıyor.”}p>