Manisa Ovası'nın verimli topraklarında, üzüm hasadının ardından ortaya çıkan benzersiz bir güvenlik durumu yaşanıyor. Hasat edilen üzümler, geleneksel yöntemlerle tarlaların düz alanlarına seriliyor ve güneşin altında kurutulmaya bırakılıyor. Ancak bu hassas süreçte, ürünlerin korunması için çiftçiler alışılmadık bir önlem alıyor: gece boyunca tüfeklerle nöbet tutuyorlar.

Üzüm üreticileri, binlerce lira değerindeki mahsullerini hırsızlık ve özellikle bölgedeki yoğun vahşi hayvan nüfuzuna karşı korumak için bu zorunlu adımı atıyor. Özellikle gece saatlerinde, tarlalarda devrilen ve zarar görebilecek üzümlerin güvenliği için, çiftçiler silahlarıyla devriye geziyor, olası tehditlere karşı tetikte bekliyor. Bu durum, hem ekonomik kayıpların önlenmesi hem de üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi için kritik önem taşıyor.

Saruhanlı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Okur, bu durumu anlatırken, “Üzümün yetiştirildiği her aşamada büyük bir özveriyle çalıştık. Taneleri tek tek topluyoruz, dökülenleri bile geri getiriyoruz. Bu ürün, emeğimizin karşılığında başkasına gitmesine izin vermiyoruz. Büyük masraflar yapıyoruz ve bu ürünün bekleyişi, aynı zamanda büyük bir sorumluluk içeriyor.” şeklinde konuştu. Okur, ürünlerin korunmasının gecikmeli olsa dahi, hasatın tamamlanması ve piyasa değerinin korunması açısından hayati olduğunu vurguladı.

Üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi'nden (TMO) destek bekleyerek, üzümlerin en az 120 liradan aşağı fiyatlarla piyasadan kaldırılmasını talep ediyor. TMO'nun devreye girmesi, üreticilerin mahsullerinin değerini korumasına ve haksız kazançtan korunmasına yardımcı olabilir. Aksi takdirde, ürünlerin korunması için alınan önlemlerin devam etmesi kaçınılmaz olacaktır.”} attı: