Günümüzün teknoloji odaklı yaşamında, ailelerin çocuklarının güvenliğini sağlamak için yaygın olarak kullanılan Wi-Fi bağlantılı bebek kameraları, aynı zamanda yeni bir güvenlik riskini de beraberinde getiriyor. Sosyal medyada artan paylaşımlar, bu cihazların evimizin içini izlenerek gözetleme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Ancak bu durumun sadece teknolojik bir sorun mu yoksa ailelerin dikkat etmesi gereken bir konuyu mu işaret ettiği sorusu, uzman görüşleriyle yanıt buluyor.

Bir çocuk, anne babasının odasında konuşan bir adamın sesi duyduğunu ve korku içinde ağladığını ifade etti. Kamera hoparlöründen gelen kahkaha sesleri, durumu fark etmelerine neden oldu ve cihazın fişi hemen çekildi. Bu olay, sadece sesli izlemenin tehlikeli olabileceği gibi, sessiz bir gözetleme riskinin de var olduğunu vurguluyor. Peki, bu tür cihazları kullanan aileler nelere dikkat etmeli?

Siber Güvenlik Uzmanı Elçin Biren, bebek kameralarının riskinin, cihazın kendisinde değil, arkasındaki üreticide olduğunu belirtiyor. Aynı donanımın 300’den fazla marka adıyla satılabileceğini ve içerideki güvenlik açığının değişmediğini vurguluyor. Mayıs ayında yaşanan bir olayda, tek bir Çinli üreticinin altyapısını kullanan 1 milyondan fazla bebek kamerası uzaktan erişilebilir hale gelmişti. Bu durum, sadece kameranın ele geçirilmesi değil, evin içinden gelen görüntü ve sesin üçüncü kişilere açılması anlamına geliyordu. Ailelerin cihaz seçerken öncelikle üreticinin güvenlik geçmişini, güncelleme politikalarını ve güvenlik açığı bildirim kanallarını araştırması gerektiğini, iki aşamalı doğrulama ve yerel kayıt seçeneklerinin sunulup sunulmadığını kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor.

Teknoloji Editörü Onur Binay, Wi-Fi bağlantılı bebek kameralarının doğru kurulmadığında ciddi bir mahremiyet riski oluşturabileceğini belirtiyor. Ancak, her Wi-Fi özelliği olan kameranın tehlikeli olmadığını, tercih edilen ürünün güvenlik altyapısı ve kullanıcının/ebeveynin yaptığı ayarlarla belirlendiğini açıklıyor. Anne babalara, bilinen ve düzenli güvenlik güncellemeleri yayınlayan markaların ürünlerini tercih etmeleri, kameranın verilerinin şifrelenip şifrelenmediğini, uygulamanın iki aşamalı doğrulama desteği sunup sunmadığını ve üreticinin ne kadar süre yazılım/güvenlik güncellemesi sunduğunu kontrol etmeleri gerektiğini tavsiye ediyor. Ayrıca, kameranın varsayılan şifresinin değiştirilmesi, güçlü bir parola belirlenmesi ve iki aşamalı doğrulamanın açılması gerektiğini ekliyor.