1956 yılı, Konya’nın uçsuz bucaksız bozkırında, tarihin tozlu sayfalarından bir parçasını gün yüzüne çıkaracaktı. Mehmet isimli genç bir çoban, sürüsündeki kuzularını sulamak için Haydar Kuyusu’na doğru ilerlerken, beklenmedik bir keşif yapacaktı. Kuyunun karanlık sularında, bir insan cesediyle karşılaştı. Bu olay, sadece bir cinayet olmanın ötesinde, zamanın derinliklerinden fırlatılmış bir gizemdi.
İlk ceset çıkarıldığında, Haydar Kuyusu’nun sakladığı korkunç sır henüz tam olarak çözülmemişti. Kuyunun derinliklerinde, birbiri ardına üç daha fazla ceset bulunmuştu. Toplamda dört genç adam, Konya’nın kalbinde, hayatlarını kaybetmişlerdi. Bu trajik buluşma, jandarma ve savcılık tarafından hızla soruşturulmaya başlanmasına neden oldu. Olay yerinde yapılan detaylı incelemelerde, cinayetin ardındaki karmaşıklığın boyutları daha da belirginleşecekti.
Soruşturma sırasında, cesetlerden birinin Şereflikoçhisar’ın Oymaağaç köyünden 40 yaşındaki Arif olduğu tespit edildi. Arif, tuğla imalathanesi, iki kamyonu ve manifatura mağazası gibi ticari işlerle uğraşıyordu. Onun yanında bulunan 28 yaşındaki Osman ise Arif’in ortağıydı. İki adamın ortaklığı, cinayetin ardındaki bağlantıları daha da karmaşık hale getiriyordu. Ancak, diğer iki kişinin kimliği, uzun aylarca soruşturmanın çözülmemiş bir parçası olarak kalacaktı. Cesetlerin teşhisi için Konya’ya getirildiği dönemde, yaklaşık 12 bin kişiye cesetler gösterilmiş, ancak kimliği belirlenememişti. İncelemeler sırasında, 20 bin lira tutarında bir çek, Arif’e ait bir banka cüzdanı, 7 Mayıs tarihli bir Zafer gazetesi ve 7,65 milimetre çapında boş bir kovan gibi önemli deliller de ortaya çıkmıştı.
Soruşturmanın gidişatını değiştiren kritik nokta, Komiser Sami Şengün’ün gazetede okuduğu küçük bir haber oldu. Mersin’de denizden çıkarılan bir çalıntı araç, Haydar Kuyusu’ndaki cinayetlerin sırrını çözmeye yardımcı olacaktı. Araştırmalar, Arif ve Osman’ın kamyonlara yedek parça almak amacıyla Aksaray ve Akşehir’e gittiklerini ortaya koydu. Akşehir’deki bir dükkân sahibi, Arif’in yanında görülen bir adamın kim olduğunu belirttikten sonra, soruşturma yeni bir boyut kazandı. Gizemli adamın kimliği, soruşturmanın merkezine yerleşti. Ardından, ilginç bir ihbar geldi. Ilgın civarındaki bir benzin istasyonu çalışanı, cinayetin işlendiği gece Gaziantep plakalı kırmızı bir kamyonun istasyona geldiğini anlattı. Kamyon şoförü, olay yerinden hızla uzaklaşmış ve soruşturmanın karmaşıklığını daha da artırmıştı. Bu olay, Haydar Kuyusu’ndaki cinayetin ardındaki sır perdesini aralamak için yeni bir yol açmıştı.