İzlanda’nın eşsiz coğrafyası ve derin kültürel mirası, onu dünya genelinde merak uyandıran bir ülke haline getirmiş. Ancak bu adanın ulaşım projelerinde izlenen sıra dışı yöntem, sadece teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda bin yıllık bir inancın günümüze taşıdığı bir gerçeği de temsil ediyor: ‘Huldufólk’, yani Gizli Halk’ın varlığı. Bu halkın, yolların ve inşaatların kaderini belirlemede etkili olduğu, İzlanda’da bir gerçeğin resmi olarak kabul görmüş olmasıdır.
Vegagerðin, İzlanda Ulaştırma Bakanlığı, geleneksel mühendislik çalışmalarına ek olarak, o bölgedeki ‘görünmez varlıkların’ onayını da alıyor. Bakanlıkta görevli olan ‘Elf Danışmanları’, inşaat planlarının uygulanacak bölgelerdeki kayalık alanların veya tepelerin Gizli Halk’a ait olup olmadığını titizlikle inceliyor. Bu incelemeler, sadece jeolojik verilerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda yerel halkın anlatıları ve geleneksel inançlar da dikkate alınıyor. Bir yol projesinin rotası belirlenirken, bu ‘görünmez sakinlerin’ kabulü, en önemli kriterler arasında yer alıyor.
Günümüzde, İzlanda’da düz bir yoldun aniden dev bir kaya yığını arasında kıvrılarak gitmesinin nedeni, bazen ‘Gizli Halk’ın varlığına dair bir rapor olabiliyor. Elf danışmanları, bu alanlarda herhangi bir aktivite tespit ederse, projenin rotasında derhal değişiklik yapılması talimatını veriyor. Mühendisler, modern teknolojiye rağmen bu ‘uğursuz’ etkileşimlerden kaçınmanın, projenin başarısı için elzem olduğunu düşünüyorlar. Bu nedenle, projeyi değiştirmek, en güvenli ve en akılcı yaklaşım olarak kabul ediliyor.
Reykjavik yakınlarındaki bir yol inşaatında yaşanan olaylar, bu ilginç durumu somut bir şekilde ortaya koyuyor. İş makineleriyle taşınmaya çalışılan dev bir kaya, Elf uzmanlarının müdahalesiyle ‘usulüne uygun’ bir şekilde başka bir noktaya taşınarak, işlerin yeniden yoluna girmesini sağlamıştı. Bu durum, İzlanda halkı için sadece bir batıl inanç değil, aynı zamanda ‘ortak yaşam’ kuralının bir yansıması olarak görülüyor. Anketler, halkın %50’sinin Elflerin varlığını reddetmediğini gösteriyor; bu durum, devlet kademesinde de ‘görünmeyeni’ resmi olarak muhatap almak anlamına geliyor. Mahkemeler bile, ‘Elf yaşam alanlarını’ korumak için yürütmeyi durdurma kararları verebiliyor. İzlanda, modern dünyanın ‘görünenle’ ilgilenirken, devletin ‘görünmeyeni’ ile etkileşim kurduğu nadir ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.”}