İstanbul Bahçelievler’deki iddialı bir şantiyede, 25 Haziran gecesi yaşanan talihsiz olay, bir hayatın kesintiye uğramasına neden oldu. 34 yaşındaki Aydın Zurlu, havalandırma boşluğuna erişimi kontrol altına almakla görevli iken, yaklaşık 14 metre yükseklikten düşerek yaşamını kaybetti. Olay, inşaat sektöründe güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın ardından yapılan bilirkişi incelemesi, soruşturmanın merkezine taşındı. Raporda, inşaatın taşeron firması, güvenlik protokollerinin uygulanmaması ve risk değerlendirmesi yapmaması nedeniyle asli kusurlu olarak tespit edildi. Şantiye şefi, proje müdürü ve iş güvenliği uzmanı ise bu durumun sonucunda tali kusurlu olarak değerlendirildi. Aydın Zurlu’nun emniyet kemeri kullanmaması ve kemer verilmediği bir ortamda çalışmayı reddetmemesi de bu değerlendirmede etkili bir unsur olarak yer aldı.
Zurlu ailesi, bilirkişi raporuna itiraz ederek, olayın oluş şekliyle ilgili ciddi şüphelerini dile getirdi. Aile, havalandırma boşluğunun etrafında düşmeyi engelleyici herhangi bir önlem alınmadığını, yaşam ağı bulunmadığını ve düşme noktasına yakın demirlerin de tehlike oluşturduğunu savundu. Aile, olayda hayatını kaybeden kişiye kusur yüklenmeye çalışıldığını ve olayın basit bir iş kazası olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Olayın ardından, ilgili tüm paydaşlar tarafından sorumlulukların tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulunuldu. Aile, ana firma ile taşeron firmanın iş güvenliği süreçlerindeki eksikliklerin ve ihmallerin detaylı bir şekilde incelenmesini talep etti. Ayrıca, olayın yaşandığı ortamdaki güvenlik önlemlerinin yeterli olup olmadığı ve çalışanlara yeterli eğitim verilip verilmediği konularının da kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu trajik olay, iş güvenliği konusunda daha dikkatli olunması ve çalışanların hayatını korumak için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatarak, benzer kazaların önlenmesi için önemli bir ders niteliğinde bulunuyor.