Bir sergi deneyimi, sadece nesnelerin sergilendiği bir mekânın ötesindedir; aynı zamanda bir zaman yolculuğudur, bir duygu keşif yolculuğudur. “Nâzım Hikmet/Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” adlı bu eser, ziyaretçiyi Nâzım Hikmet’in hayatının derinliklerine, onun romantik dünyasına, ideallerine ve acılarına götüren, etkileyici bir yolculuk sunuyor. Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından ve düşünürlerinden birinin hayatını anlamak için eşsiz bir fırsat.

Sergi, Kültürpark Atlas Pavyonu’nda, Uluslararası İzmir Fuarı’nın bir parçası olarak açılmış. Dev boyutlu bir mekânın ortasında, Türkiye ve SSCB dönemlerine ait farklı yaşam alanları, Nâzım Hikmet’in kişisel eşyaları ve eserleriyle donatılmış bir zaman kapsülü gibi. Bir yanda, güneşin sofrasında, dostlarla, Kurtuluş Savaşı’nda, insan manzaralarında geçirdiği anılar, diğer yanda ise SSCB’deki son yıllarında yaptığı yolculuklar, hasretler, özlemler ve “iki şey var ancak ölümle unutulur/ anamızın yüzü” gibi unutulmaz dizeleri. Bu, sadece bir sergi değil, aynı zamanda Nâzım Hikmet’in hayat felsefesini ve sanatsal mirasını anlamak için bir fırsat sunuyor.

Sergide, Nâzım Hikmet’in hayatına dair 25 kurum ve özel koleksiyonla yapılan işbirliği sayesinde, dünyanın dört bir yanından toplanan eşyalar, belgeler, kitaplar ve tanıklıklar yer alıyor. Dizeler, sesler (şairin kendi sesi, dostların sesi, Genco Erkal’ın, Timur Selçuk’un sesi), resimler, fotoğraflar, sinema filmleri ve tiyatro eserleri, ziyaretçiyi Nâzım Hikmet’in düşünce ve duygu dünyasına dalarak, onun yaşamını ve eserlerini daha yakından tanımasını sağlıyor. Sergide, Abidin Dino, Avni Arbaş, Jak İhmalyan, Ara Güler, Fahri Petek, Jacques Six, Nâzım Hikmet, Celile Hanım, Natalya Gonçarova, Doris Kahane gibi önemli sanatçılarının eserleri de sergileniyor. Özellikle Sedat Girgin’in hazırladığı “Misakı Milliye” adlı dev eseri, sergideki diğer eserlerle birlikte, Nâzım Hikmet’in ideallerini ve sanatsal mirasını daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Bu etkileyici serginin hazırlanmasında Folkart’ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve Ünal Ersözlü’nün liderliğindeki ekibin özverili çalışmaları yer alıyor. Küratör Melih Güneş’in uzun yıllardır içinde büyüttüğü ve gerçekleştirdiği bu hayal, ziyaretçilere Nâzım Hikmet’in hayatının ve eserlerinin derinliğini ve önemini hissettiren bir deneyim sunuyor. Bu sergi, Nâzım Hikmet’in mirasını gelecek nesillere aktarmak için önemli bir adım niteliğinde. Sergiyi gezerken, Nâzım Hikmet’in dünyasına dair düşüncelerinizi ve duygularınızı keşfederek, hayatın anlamı ve güzelliği üzerine yeni perspektifler kazanabilirsiniz.”}p>