Günümüz toplumlarında sıkça karşılaştığımız karmaşık sorunlar, adaletsizlikler ve belirsizlikler karşısında, insanlığın en doğal tepkilerinden biri eğlenmektir. Ancak eğlence, sadece yüzeysel bir kaçıştan ibaret değildir. Bu makalede, İslam dünyasında ve özellikle Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde yer alan ‘Mizah’ kavramının derinlemesine incelenmesi, bu olgunun sadece bir eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda bir düşünce biçimi, bir direniş aracı ve hatta bir savunma mekanizması olduğunu ortaya koymaktadır. ‘Bir şey olmaz abicim’ denilen karada, denizde ve havada yaşanan kazalar ve ölümlerin ardından, bu karmaşaya bir çözüm arayışında, mizahın beklenmedik bir rolü ortaya çıkmaktadır.
Mizah, kelime anlamıyla “müzâh” olarak Arapça ifade edilen, şaka ve latife yapma eylemini tanımlayan bir kavramdır. Ancak bu kavramın anlamı, sadece eğlenceli hikayeler anlatmaktan öteye geçmektedir. Mizah, gerçeklerin çarpıtılarak, ironi ve hiciv yoluyla eleştirilmesi, toplumsal normlara meydan okuma ve hatta zulme karşı direnme biçimlerinden biridir. Örneğin, ‘Mizahın özü şaka sayesinde duygu patlamasının önüne geçmektir.’ ifadesi, mizahın duygusal dengeyi sağlamada ve kontrolsüz tepkileri engellemede nasıl bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Ayrıca, ‘Zulme dayanan yönetimlere karşı aşağı tabakalardan gelen bir direniş biçimidir.’ cümlesi, mizahın toplumsal adaletsizliklere karşı bir araç olarak kullanılabilme potansiyelini göstermektedir.
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nden alınmış bu makalede, İslam’ın mizaha yaklaşımı da ele alınmaktadır. Kuran’ın tefekkürü emretmesi ve alayı ve hicvi yasaklaması, İslam ahlakının ağır başlılık ve vakarı temel ilkeleriyle çelişmektedir. Ancak, Hz. Peygamber’in şaka yapmayı tasvip etmesi ve Hz. Ali’nin ‘Kalpler de bedenler gibi yorulur, onları hikmetli sözlerle dinlendirin, şaka yapan yaşlanmaz’ dediği rivayetler, mizahın İslam içinde nasıl bir yer edinebileceğini göstermektedir. Mizahın, ‘tahsîlü’l-hâsıl’ adı verilen kinaye yoluyla gerçekleri ifade etme ve kinaye veya tevriye sanatına dayanma gibi farklı şekillerde kullanılabilme potansiyeli de vurgulanmaktadır. ‘İşte şimdi gerçekten sefine (gemi) oldun’ örneği, bu sanatın nasıl bir zeka ve ince anlayış gerektirdiğini göstermektedir.
Sonuç olarak, mizah, karmaşık ve çok yönlü bir olgudur. Bu makalede, mizahın sadece bir eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda bir düşünce biçimi, bir direniş aracı ve hatta bir savunma mekanizması olduğunu ortaya koyduk. Mizahın, İslam dünyasında ve günümüz toplumlarında nasıl bir rol oynadığı, her zamankinden daha önemli hale gelmektedir. Bu nedenle, mizahı anlamak, toplumsal sorunlara daha bilinçli ve yaratıcı çözümler bulmamızı sağlayabilir.”}