İsrail'in Batı Şeria üzerindeki etkisizliği, seçim arifesinde daha da yoğunlaşıyor. Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı bir rapor, İsrail hükümetinin, Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde işgal ve yerleşim inşaatını artırarak, 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'nın ruhunu zedelemeye çalıştığını gösteriyor. Bu hamleler, bölgedeki güvenlik ve istikrar için ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Rapora göre, İsrail yönetimi, Filistinli kontrolündeki bölgelerin önemli bir bölümünü, kolonileşme faaliyetleri için kullanıyor. Özellikle 'C' Bölgesi'nin tamamen İsrail kontrolüne geçirilmesi girişimi, Filistinlilerin toprak haklarını ihlal ediyor ve uzun süredir devam eden barış çabalarını olumsuz etkileyecek potansiyele sahip. Bu strateji, Filistin yönetiminin yetki alanını daraltma ve bölgesel otoritesini zayıflatma amacına yönelik olarak değerlendiriliyor.
Son analizler, İsrail'in, Batı Şeria'daki Filistinli varlığını sistematik olarak azaltmaya yönelik operasyonlarını hızlandırdığını ortaya koyuyor. 2,5 yıldır devam eden toprak gaspı eylemleri, 100 bin dönümden fazla Filistinli arazinin İsrail kontrolü altına girmesine neden oldu. Ayrıca, 'B' Bölgesi'nde 26 yasa dışı yerleşim ve çiftlik kurulması, durumun aciliyetini daha da artırıyor. Bu durum, uluslararası toplumun sessizliğinin sürdürülemez bir durum olduğunu gösteriyor.
Ayrıca, İsrail makamlarının A bölgesindeki arazilere yönelik baskısı, benzeri görülmemiş bir artış gösteriyor. Bu durum, Filistinli toplulukların yaşam alanlarını tehdit ediyor ve bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. Bu gelişmeler, iki taraf arasında kalıcı bir barışın sağlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak kabul ediliyor ve uluslararası arenada dikkatli bir şekilde takip ediliyor.