Kastamonu'nun Hanönü ilçesinin kalbinde, Yenice köyünün bereketli topraklarında, adeta zamanın durduğu bir yapının sonunu hazırlayan bir karar alındı. Asırlar boyunca Kastamonu'nun mimari mirasını temsil eden, Hüseyin Bey Konağı, günümüzün karmaşıklıkları içinde beklenmedik bir tehlikeye maruz bırakıldı. Bu tescilli yapı, artık sadece bir ev değil, aynı zamanda bölgenin zengin tarihine, kültürel mirasına ve gelecek nesillere emanet edilmesi gereken bir değer olarak öne çıkıyordu.
Kastamonu İl Kültür ve Turizmi Müdürlüğü'nün aldığı karar doğrultusunda, konak yıkım sürecinin başlatılması, bölge halkı ve uzmanlar arasında büyük bir endişe yaratmıştı. Köyün en önemli simgelerinden biri olan bu yapı, uzun yıllardır mirasçıları arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle restore edilme fırsatını kaçırıyordu. Bu durum, konak ve bölgenin kültürel mirası için ciddi bir kayıp anlamına geliyordu. Yıkım kararı, sadece bir yapının yıkılmasının ötesinde, o bölgenin kimliğinin ve hafızasının silinmesine yönelik bir tehdit olarak algılanıyordu.
Emekli öğretmen ve yazar Muhittin Göksoy, konak yıkımının getirdiği acıyı dile getirerek,