Günlük alışveriş alışkanlıklarımız, farkında olmadan sağlığımızı ve doğal çevremizi tehdit eden maddelerle karşı karşıya. Son araştırmalar, marketlerde kullanılan termal fişlerin, cilt yoluyla vücuda giren ve ciddi çevresel sorunlara yol açan tehlikeli kimyasallar içerdiğini ortaya koyuyor. Bu fişler, basit bir ısı ile aktif hale gelen, yazının oluşmasını sağlayan bir reaksiyon mekanizmasıyla işlev görüyor.

Bu işlem, termal kâğıtların yüzeyine uygulanan özel bir ‘geliştirici’ kimyasal madde sayesinde gerçekleşiyor. Bu madde, genellikle BPA veya BPS gibi bisfenol içeriyor ve yazının görünmesini sağlayan asidik bir karışım. Yan yana geldiklerinde, ısı etkisiyle reaksiyona girerek siyah renkli bir mürekkep oluşturuyor. Bu, toner veya mürekkep kartuşu kullanılmadan, tamamen doğal bir yöntemle gerçekleşiyor. Ancak bu basit işlem, uzun vadede ciddi sağlık ve çevre sorunlarına zemin hazırlıyor.

Araştırmalar, bu fişlerdeki bisfenol seviyesinin, bir inç kare başına 12 ila 18 milyonda bir ons arasında olduğunu gösteriyor. Bu durum, özellikle uzun süreli maruz kalma halinde sağlık risklerini artırıyor. Perakende çalışanları gibi, sürekli olarak fişlerle temas halinde olan bireylerde, genel nüfusa göre belirgin şekilde yüksek bisfenol seviyeleri tespit edilmiş. Bu durum, kronik sağlık sorunlarına yol açma potansiyelini de beraberinde getiriyor.

Bu tehlikeli durumun önüne geçmek için, Minnesota Kirlilik Kontrol Ajansı, termal fişlerin geri dönüşüme atılmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü bu fişlerdeki kimyasal kaplamalar, geri dönüştürülmüş lifleri kirletiyor, fabrika atık sularına karışıyor ve tüm geri dönüşüm kütlesine yayılıyor. Bu nedenle, bu tür fişler doğrudan evsel atığa (çöpe) atılması tavsiye ediliyor. Ayrıca, piyasada bisfenol içermeyen alternatif kâğıt teknolojileri bulunuyor ve bazı büyük perakendeciler bu geçişi yapmaya başlıyor. Tüketiciler ise dijital fişleri tercih ederek, gereksiz fişleri reddederek ve çocukların bu fişlere erişimini engelleyerek bu riskten korunabilir.