Uluslararası arenada büyük yankı uyandıran Ruhi Çenet’in son çalışması, ABD’nin kalabalık ve renkli yaşam alanlarında yaşayan ultra-Ortodoks Hasidik Yahudi topluluğunun yaşamlarını mercek altına alıyor. Yaklaşık 40 dakikalık bu belgesel, kısa sürede 49 milyon izlenmeyi aşarak, Amerikan kamuoyunda ve hatta küresel çapta tartışma yaratmayı başardı. Çalışma, sadece bu toplulukların eşsiz kültürel alışkanlıklarını ve dini inançlarını değil, aynı zamanda ABD’deki sosyal yardım sistemlerine olan bağı ve vergi düzenlemeleri üzerindeki etkilerini de sorgulamaya davetiye çıkarıyor.
Belgesel, Hasidik toplulukların geleneksel aile yapıları, katı dini kurallar ve teknolojiye uzak tutumları gibi unsurları derinlemesine inceliyor. Ancak en çok dikkat çeken nokta, bu toplulukların ABD’nin sosyal yardım programlarından nasıl yararlandığı ve bunun ABD vergi sistemine etkileriydi. Ünlü Amerikalı yayıncı Asmongold, belgeseli canlı yayınında detaylı bir analiz yaparak, özellikle büyük aileleri olan grupların bu programlardan yoğun şekilde faydalanması üzerine eleştirilerde bulundu. Asmongold’un bu eleştirileri, ABD’deki kamu kaynaklarının dağıtımında adaletsizliğin ve vergi sistemindeki potansiyel sorunların tartışılmasına zemin hazırladı.
Bu tartışma, aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump’ın Hasidik liderleri Beyaz Saray’da ağırlamasıyla da daha da alevlendi. Bu ziyaret, ultra-Ortodoks Yahudi topluluğunun Amerikan siyasetindeki etkisini ve kamu kaynaklarına erişimindeki rolünü yeniden gündeme getirdi. Belgesel, bu siyasi etkileşimin yanı sıra, Hasidik toplulukların İsrail’le olan derin tarihsel ve ideolojik bağlarını da vurgulayarak, ABD’deki bu topluluğun sadece kültürel bir varlık olmadığını, aynı zamanda güçlü bir siyasi ve dini aktör olduğunu gösteriyor.
Ruhi Çenet, belgeselinin yayınlanmasının ardından sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, çekim yapılan grubun Chabad-Lubavitch topluluğuna mensup olduğunu ve İsrail yanlısı bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Çenet, çekim sürecinde keşfettikleri detayları da paylaştı: “Çekimler ilerledikçe, konunun sadece kültürel bir yönünü yansıtmadığını fark ettik. Bu topluluğun sosyal yardım programlarından aldığı desteklerin yanı sıra, İsrail ile kurdukları tarihi ve ideolojik bağları, Kudüs’e dair siyasi-dini görüşlerini de ele aldık. Bu bağlamda, Filistinli çocuklara yönelik desteği de göz ardı etmemek gerekiyor.” Belgesel, Hasidik toplulukların karmaşıklığını ve ABD’deki yerel dinamiklerdeki rolünü anlamak için önemli bir araç olarak değerlendirilebilir.