Türkiye, atık yönetimi alanında önemli bir adım daha atarak, ambalaj geri dönüşüm programı ile çevreye duyarlılık ve ekonomik kalkınma arasında bir köprü kuruyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonluğunda hayata geçirilen bu girişim, vatandaşların günlük kullanımda bıraktığı içecek ambalajlarını, toplama ve geri dönüşüme kazandırma odaklı bir sistem oluşturuyor. Bu sayede hem doğal kaynakların korunması sağlanıyor hem de ülke ekonomisine değerli bir katkı elde ediliyor.
Bakan Murat Kurum'un sosyal medya paylaşımları, bu dönüşüm sürecinin ne kadar başarılı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. DOA (Döndürülen Ambalaj) sistemi, 1 Temmuz'dan itibaren yaygın bir şekilde uygulanmaya başlandı ve 5 Eylül tarihine kadar 205 milyon 709 bin 303 DOA logolu PET, alüminyum ve cam içecek ambalajı toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı. Bu süreçte 3 milyon 214 bin 992 kayıtlı kullanıcıya ulaşılırken, sistemin toplumsal farkındalığı artırmadaki etkileri de göz önünde bulundurulduğunda, sürdürülebilir bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşı oluşturuyor.
Verilere göre, en yüksek ambalaj toplama başarısını Antalya sergiledi. Şehir, 46 milyon 678 bin 972 adet ambalaj ile lider konumda yer alırken, onu İstanbul (38 milyon 675 bin 928 adet), İzmir (24 milyon 339 bin 288 adet), Adana (18 milyon 723 bin 778 adet) ve Ankara (16 milyon 712 bin 516 adet) takip etti. Bu durum, şehirlerin çevre bilincine sahip vatandaşları ve sistemin etkin bir şekilde uygulanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu rekabetçi ortam, diğer şehirlerin de benzer uygulamaları hayata geçirmesi için bir teşvik unsuru oluşturuyor.
DOA sistemi, sadece ambalajların geri dönüşümünü kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda vatandaşlara ambalaj başına 1 lira teşvik bedeli ödenmesiyle de ekonomik bir motivasyon sağlıyor. 25 milyar ambalajın yıllık toplanması hedeflenerek, Türkiye ekonomisine 30 milyar lira katkı sağlaması öngörülen bu sistem, ülke ekonomisine önemli bir değer katarken, doğanın korunmasına da katkı sağlamaya devam ediyor. Bu dönüşüm, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olarak kabul ediliyor.