Antalya'da estetik bir dönüşüm arayışının, Gonca Uzhan adlı emlakçının hayatını acı bir şekilde değiştirdiği bir olayla sonuçlandı. 9 Haziran’da Muratpaşa’da Dr. A.S. tarafından gerçekleştirilen gıdı liposuction ve endolifting lazer uygulamaları, başlangıçta umut verici görünse de, kısa sürede ciddi komplikasyonlara yol açarak Uzhan’ın yaşamını alt üst etti. Olayın karmaşıklığı, sadece tıbbi bir sorunla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda hukuki ve etik boyutları da barındırıyor.
Olayın ilk aşaması, Uzhan’ın operasyon sonrası yaşadığı fiziksel zorluklarla başladı. Boynunda başlayan şişlik, morarma ve kanama, nefes almakta güçlük çekmesine neden oldu. Dr. A.S. ile yapılan WhatsApp iletişimi, Uzhan’ın yaşadığı acıyı ve endişeyi gözler önüne serdi. ‘Hocam çok şişiyor patlayacak gibi’ ve ‘Bandajı açmasam nefes alamıyorum’ gibi ifadeler, uzmanın uyguladığı işlemin potansiyel risklerini gösteriyordu. Ancak, bu durumun ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacağı tehlikeleri öngörmesi mümkün değildi.
Durumun vahameti artarken, Uzhan’ın Antalya Şehir Hastanesi’ne kabul edilmesiyle birlikte olay daha da kritik bir hal aldı. Hematom nedeniyle acil müdahale gerektiren Uzhan’a, hava yolunu güvence altına almak amacıyla trakeostomi uygulandı ve yoğun bakım ünitesine alındı. Hastane kayıtları, Uzhan’ın başına gelenleri kronolojik olarak belirledi: ‘Liposuction ve endolifting lazer operasyonu sonrasında gelişen hematom ve nefes almada güçlük’ olarak kayıt altına alındı. Bu durum, sadece bir komplikasyon değil, aynı zamanda hayat kurtarıcı bir müdahalenin gerekliliğini ortaya koydu. Hastanenin epikriz dosyasındaki ameliyat notları, boyun hematomu drenaj operasyonunu ve acil trakeostomi açılmasını ayrıntılı olarak kaydetti.
Olay, sadece Uzhan’ın sağlığı için değil, aynı zamanda hukuki süreçler açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. Şikayetçi ifadesinde, Uzhan’ın yaşadığı tüm zararları detaylı bir şekilde anlattığı, sadece boyun bölgesindeki hematom ve nefes darlığı ile değil, aynı zamanda yüzünde sinir hasarı, his kaybı, saçkıran ve saç kaybı gibi ek sorunları da dile getirdiği ortaya çıktı. Bu durum, vakıfın sadece tıbbi bir müdahale değil, aynı zamanda hasta haklarının ihlalinin de yaşandığını gösteriyordu. Hastanenin, Uzhan’ın durumunu ciddiye almaması, sağlık hizmetinin sunulmasında ve hasta güvenliğinin sağlanmasında yaşanan ciddi bir eksiklik olarak değerlendirildi. Bu gelişmeler üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı ve olay ‘taksirle yaralama’ olarak sınıflandırıldı. Uzhan’ın avukatının açtığı tazminat davası ise, 5 milyon TL’lik manevi tazminat talebiyle büyük bir dikkat topladı.