Konya'nın Akören ilçesinde, 2016 yılının Nisan ayında 6 yaşındaki Yasin Şahin, evinin önünde oyun oynarken aniden ortadan kayboldu. O günden bugüne 10 yıl geçti ve bu trajik olay, Şahin ailesi için sadece bir acı değil, aynı zamanda çözüme ulaşma umudunun tükenmemesi anlamına geliyordu. Yasin'in kayboluşu, Akören'in Belkuyu Mahallesi'ndeki hayatına gölge düşürürken, ailesi tarafından da sonsuza kadar unutulmayacaktı.
Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları, 80 kilometrelik bir alanı kapsayacak şekilde özel ekipmanlarla sürdürülmüştü. Eğitimli köpekler, insansız hava araçları ve helikopterler seferber edilmiş, ancak Yasin'in izi hala bulunamamıştı. Aile, bu uzun ve çaresiz süreçte Adalet Bakanlığı'nın bu dosyayı yeniden değerlendirmesini bekliyordu. Bu bekleyiş, umutsuzluğun ve belirsizliğin karanlık atmosferinde bir ışık huzmesi gibiydi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, 75 ildeki 638 faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye alması, Şahin ailesi için bir dönüm noktası oldu. Bakan Gürlek'in bu kararı, sadece Yasin'in kayboluşuyla ilgili soruşturmayı yeniden başlatmakla kalmadı, aynı zamanda daha geniş kapsamlı bir adalet arayışına da işaret etti. Baba Yavuz Şahin, Bakan Gürlek'e olan desteğini dile getirerek, “Adalet Bakanımızın açıklamaları yüreğimize su serpti. 10 yıl sonra ümitlerimiz yeşerdi” dedi. Bu ifadeler, aile üyelerinin uzun süren umutsuzluğa karşı duyduğu yeniden doğan umudu ve güveni yansıtıyordu.
Şahin ailesi, Bakan Gürlek'in kararlılığına güvenerek, Yasin'in kayboluşunun ardındaki gerçeğin ortaya çıkarılmasını talep ediyor. Bu süreçte, Adalet Bakanlığı'nın desteğini sonuna kadar arayacaklarını ve Yasin'in adalete kavuşması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguluyorlar. Bu olay, Adalet Bakanlığı'nın faili meçhul davalara yönelik kapsamlı yaklaşımının bir örneği olarak da değerlendiriliyor.”}’