Marmara Denizi'nde meydana gelen ve denizcilik camiasında yankı bulan çarpışma vakası, adeta bir bulmaca gibi kalmış durumda. Kocaeli’den Aliağa’ya giden, Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki ‘Alsu’ isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye giden ‘Tuğberk İmamoğlu’ isimli gemi arasındaki bu ani karşılaşma, soruşturmanın merkez üssü haline geldi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında tutuklanan gemilerin kaptanları, kazanın sorumluluğunu diğer gemiye yüklüyor.
Alsu gemisinin 1. kaptanı Ahmet Erarslan, hakimlik ifadesinde, kaza anındaki olayları çarpıcı bir şekilde aktardı. Erarslan, kaza anında gemideki personelinin istirahat halinde olduğunu, kaza esnasında üçüncü kaptan Murat Evciman’ın görevde olduğunu ve geminin yüksüz bir halde olduğunu belirtti. Kaptan Erarslan, güverte reisinin ‘çarpıştık çarpıştık’ şeklinde bağırması üzerine köprüye çıktığını ve ikinci kaptan Barış Hazar ile Evciman’ın ‘çarpıştık’ şeklinde cevap vermesini duyduğunu ifade etti. Köprüde, Tuğberk İmamoğlu gemisini sancak kıç omuzluğunda ışıkları yanar vaziyette gördüğünü, aralarındaki mesafenin yaklaşık 300 metre olduğunu aktardı. Dönüşünü tamamladıktan sonra geminin tamamen kaybolduğunu belirterek, AIS cihazlarının durumunu ve radardan takibiyle olay açıklaması yaptı. Erarslan, kaza sonrası diğer geminin kendisine çarptığını ve olay yerindeki koşulları değerlendirerek kazanın böyle meydana geldiğini savundu.
Tuğberk İmamoğlu gemisinin kaptanı Ahmet Eraslan ise Erarslan’ın ifadelerine ek olarak, gemide gözcü bulundurmanın kaptanın insiyatifine bağlı olduğunu, yoğun trafiklerde gözcünün görev yapmasının gerektiğini vurguladı. Eraslan, ‘biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, gemi bize çarpmıştır’ diyerek, bilirkişi raporunda kendisine yapılan iddiaları reddetti. Kaptan Eraslan, AIS cihazlarının kapalı olması nedeniyle gemiyi radarla takip ettiklerini, bunun da kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunu savundu. Ayrıca, kazanın meydana geldiği anda geminin yaslama halinde olmadığını, AIS cihazının kapalı olması nedeniyle gemiyi görmediklerini ve bunun da sorumluluğunda olmadığını belirtti. Kazanın ardından büyük bir üzüntü içinde serbest bırakılmasını talep etti.
Soruşturmanın devamında, 3. kaptan Murat Evciman’ın hakimlik ifadesi de dikkat çekti. Evciman, meslekte 7 aylık tecrübesi olduğunu ve vardiya esnasında iradesini etkileyecek hiçbir durumun olmadığını belirtti. Olayın karmaşık koşulları ve gemilerin birbirine yakın seyir halinde bulunması nedeniyle kazanın meydana geldiğini savundu. Ancak, kazanın nedenleri ve sorumlulukları hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Soruşturmacılar, gemilerin radar verilerini, AIS verilerini ve olay yerindeki diğer delilleri inceleyerek kazanın tam olarak nasıl meydana geldiğini tespit etmeye çalışmaktadır.”}p>