Tahran yönetimi, vatandaşlarının yabancı kişi ve kuruluşlarla olan etkileşimlerini denetleyecek ve cezalandıracak kapsamlı bir yasa tasarısını hazırlama sürecine girdi. Bu hamle, Birleşmiş Milletler tarafından yapılan sert tepkilerle karşılaştı ve uluslararası toplumda büyük endişelere yol açtı. Tasarının temel amacı, İran’ın ulusal güvenliğini ve egemenliğini korumak olsa da, içerdiği muğlak ifadeler ve geniş kapsamlı düzenlemeler, temel özgürlüklerin kısıtlanması ve insan hakları ihlalleri riskini beraberinde getiriyor.

Yasa tasarısı, İranlıların hem ülkelerinde hem de yurt dışında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlarla iletişim ve işbirliği yapmalarını, belirli şartlar altında suç olarak kabul edecek. Tasarıda yer alan ‘zarar verme’ kriteri, İran’ın bağımsızlığı, ulusal birliği, dini öğretileri veya egemenliği gibi hassas konulara dokunabilecek herhangi bir etkinin engellenmesi amacıyla kullanılıyor. Ancak, bu geniş yorumlama alanı, uygulamanın sınırlarının ötesine geçerek, siyasi aktivizm, akademik çalışmalar, bilimsel araştırmalar ve kültürel faaliyetler gibi birçok alanda ciddi riskler oluşturuyor. Tasarının, yabancı medyadaki faaliyetleri, eğitim kurumlarıyla işbirliğini, uluslararası konferanslara katılımı ve hatta ticari işlemleri de kapsayabilecek şekilde hazırlanması, uluslararası toplumda büyük endişelere neden oluyor.

Tasarı, gazeteciler, akademisyenler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri gibi grupları doğrudan hedef alıyor. Tasarının kabul edilmesi durumunda, bu bireyler, yalnızca yabancı kurumlarla iletişim kurmaları nedeniyle 30 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Bu durum, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve insan hakları ihlalleri açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. BM’nin İran’a ilişkin Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, tasarının bu tür bir sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor ve derhal geri çekilmesini talep ediyor.

BM’nin uzmanları, tasarının, İran halkının dış dünyayla iletişimini ve işbirliğini ciddi şekilde engellemesinin yanı sıra, bilimsel, kültürel ve medya alanındaki işbirliklerini de olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. Tasarının, istihbarat kurumlarının denetimini hedefleyen bir yaklaşım sergileyerek, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Bu durum, İran’ın uluslararası toplumdaki itibarını zedeleyebilir ve gelecekteki diplomatik çabaları olumsuz etkileyebilir. Tasarının kabul edilmemesi için BM’nin ve uluslararası toplumun baskısı artıyor ve Tahran yönetimi, bu baskıyla başa çıkmak zorunda kalacak.”} |{