Türkiye’nin ekonomik atmosferinde yaşanan istikrarsızlık, kamu çalışanlarının ve emeklilerin gelirlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yüzde 7’lik toplu sözleşme zammı ve buna ek olarak kümülatif enflasyon artışı, bu kesimlerin alım gücünü önemli ölçüde azalttı. Mevcut durum, hem memurların hem de emeklilerin ekonomik zorluklarla mücadele etme çabasını artırmış durumda.

Mevcut şartlar altında, memur kesimi ek zam talebinde bulunarak, enflasyonun yarattığı kayıpların telafi edilmesini hedefliyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, çalışan ve emeklilerin ekonomik büyümeden hak ettikleri payı almalarını sağlayacak bir ‘refah payı’ uygulamasının hayata geçirilmesini savunuyor. Ayrıca, enflasyon farkının aylık hesaplamalarına anında yansıtılmasını talep ederek, uzun vadeli gelir kaybının önüne geçilmesini amaçlıyor. Bu talepler, ekonomik sıkıntıların etkilerini azaltmak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Benzer şekilde, memur ve emekli s desinin de kayıpların telafi edilmesi için acil önlemler alınmasını talep ettiği görülüyor. Memur-Sen, alım gücündeki erimeyi telafi edecek ‘seyyanen zam’ uygulamasını savunarak, zamların zamana yayılmasının önüne geçilmesini istiyor. Birleşik Kamu-İş ise, mevcut zammın yüzde 52’sinin son iki ayda eridiğini vurgulayarak, yüzde 50’lik bir zam artışının artık zorunlu hale geldiğini belirtiyor. Bu görüş, hükümetin acil bir karar alması gerektiğinin işaretidir.