Eğitim alanında dikkatleri yeniden ibadete kaydırırken, İstanbul Valiliği, okullardaki mevcut mescitlerin kullanımını belirli çerçevelere oturtan bir dizi talimat yayınladı. Bu talimatlar, okul ortamında dini ritüellerin yoğunluğunun artmasıyla birlikte, kamu yönetiminin bu alandaki rolünü daha belirgin hale getirmesi olarak yorumlanabilir.
Yayımlanan “Okul Mescitlerinde Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı belge, cuma namazlarının düzenlenmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilen hutbelerin okunması konularına odaklanıyor. Ancak, bu düzenlemenin, eğitim kurumlarının temel misyonuna ve laiklik ilkesine uyumluluğu konusunda tartışmalara yol açması olası.
Belgede, cuma namazlarının öncelikle okulda görevli din görevlileri tarafından kıldırılması gerektiği vurgulanırken, bu imkanın bulunmaması durumunda ilgili müftülükçe görevlendirilecek personel tarafından namazın kıldırılması talep ediliyor. Ayrıca, okul mescitlerinde MEB, Diyanet ve Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarının yanı sıra diğer yayınların bulundurulmasının yasaklanması, ibadet alanının sadece dini içerikli bilgilere odaklanmasını hedefliyor. Bu yaklaşım, eğitim kurumlarının bilimsel ve kültürel misyonunu gölgede bırakma potansiyeli taşıyor.