Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen detaylı soruşturmada önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Denizolgun'un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol, ‘yanlış beyan verme’ suçlamasıyla gözaltına alınmış, ardından adli makamlar tarafından tutuklanmıştır. Bu gelişme, soruşturmanın yönelimi ve olayın ardındaki gerçeklerin ortaya çıkması açısından kritik bir öneme sahiptir.
Nurettin Demirkol'un mahkemede verdiği ifadeleri, olayla ilgili karmaşık ve çelişkili detaylar sunmaktadır. Demirkol, Denizolgun'u birkaç kez muayene ettiğini kabul etse de, onun özel doktoru olduğunu reddetmektedir. İfadesinde, hipertansiyon teşhisi konulan Denizolgun'un, olay günü çiftliğe gitmediğini ve olayın nasıl gerçekleştiği konusunda belirsizlikler olduğunu belirtmektedir. Özellikle, gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından arandığını ve çiftliğe tek başına gittiğini iddia etmesi, şüpheleri artırmaktadır.
Demirkol'un ifadelerindeki tutarsızlıklar, savcılığın soruşturmayı daha da derinleştirmesi için bir zemin hazırlamıştır. Özellikle, olay yerinde kan veya darp izi bulunmaması, Demirkol'un olayla ilgili bilgileri sakladığı veya yanlış beyanlarda bulunduğu ihtimalini güçlendirmektedir. Ayrıca, Demirkol'un cemaatle bağlantısı olup olmadığı ve Alişan Kuriş'in liderliğini ilan edip etmediği konusundaki belirsizlikler, soruşturmanın kapsamını genişletmektedir.