Spor kulüplerinin rekabet gücünün, Türkiye’nin hassas siyasi atmosferiyle kesiştiği bir dönemde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın Galatasaray’a yönelik kullandığı ‘Şampiyon Cimbom’ ifadesi, beklenmedik bir tepkiye yol açtı. Bakanın bu söylemi, kulübün Aslantepe Vadisi temeli atma töreninde yaptığı açıklamada yer almış, kısa sürede geniş yankı yaratmıştı.
Derbi öncesinde yaşanan bu durum, kulüpler arasındaki rekabetin, siyasi arenada da etkili olduğunu gösterdi. Özellikle Fenerbahçeli taraftarlar, Bakan’ın bu ifadenin bir taraf tutma amacı taşıdığından şüphelenerek tepkilerini dile getirdi. Ancak tepkilere rağmen Bakan Bak, Türk sporunun genel başarılarını kutlayacağını, ifadesinin herhangi bir kulüple ilişkilendirilmeyeceğini savundu.
Bu gelişmelerin ardında, AKP eski İstanbul Milletvekili ve MKYK Üyesi Metin Külünk’ün açıklamaları yer aldı. Külünk, Bakan’ın ‘Şampiyon Cimbom’ ifadesinin, Cumhurbaşkanı’nın hassas bir dönemde yürüttüğü mücadeleye zarar verdiğini öne sürdü. Külünk’ün eleştirileri, rekabetin adil bir zeminde gerçekleşmesi gerektiği, tarafsız bir yönetimin sağlanmasının önemine dikkat çekerek, kulüplerin ve taraftarların güvenini koruma sorumluluğunun vurgulanması üzerine yoğunlaştı. Külünk, bu tür söylemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini, özellikle de ülkemizin içinde bulunduğu hassas koşullarda halkın bir kaosa sürüklenmesinin istenmedik bir durum olacağını belirtti.
Külünk’ün açıklamaları, sadece siyasi bir eleştiriyle sınırlı kalmadı. Futbolun, güven, adalet ve eşitlik ilkelerine dayalı bir mücadele olduğunu, sahadaki rekabetin, söylemde de aynı hassasiyetin gözetilmesini gerektirdiğini vurguladı. Ayrıca, Fenerbahçe’nin 3 Temmuz sürecindeki hain terör örgütüyle mücadele örneğini hatırlatarak, kulüplerin kendi içlerinde de FETÖ gibi unsurlara karşı temizlik çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini ekledi. Unutulmaması gereken en önemli nokta, hakem tartışmalarının bitirilmesi ve futbolun üzerindeki gölgeyi kaldıran bir açıklığın yapılmasının gerekliliğidir. Kamu gücünü temsil eden bir bakanın, kullandığı her kelimenin etkilerini hesaplaması gerektiği, rekabetin adil bir şekilde gerçekleştiği bir ortamın sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Bu durum, sporun geleceği ve toplumun genel güvenliği açısından kritik bir mesele barındırmaktadır.