İzmir'in Konak ilçesinde, 12 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen ve iki yaşamını sonlandıran elektrik akımı faciasının istinaf aşamasındaki süreci, dikkat çeken gelişmeleriyle devam ediyor. Olay, sağanak yağışın etkisiyle suyla dolan bir yol üzerinde, elektrik kablosunun yetersiz koruma koşulları altında geçişine çalışmak isteyen Özge Ceren Deniz (23) ve İnanç Öktemay (44) isimli bireylerin hayatını son bulmuştu. Bu trajik olayla birlikte açılan ‘taksirle öldürme’ suçundan yargılanan 42 sanığın davası, yerel mahkemenin verdiği kararın istinaf mahkemesi tarafından yeniden değerlendirilmesine yol açmıştı.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin kararıyla dava, üçüncü bir bilirkişi heyetinin raporuna dayanarak yeni bir boyut kazanıyor. Oluşturulan 5 kişilik uzman heyet, 2015’ten 2024’e kadar geçen süreçteki altyapı sorunlarını, yapım hatalarını ve müdahale süreçlerindeki eksiklikleri detaylı bir şekilde incelemişlerdir. Rapor, elektrik kablosunun yeterli derinlikte ve mekanik koruma önlemlerine sahip olmaması, olay öncesindeki arıza onarımında riskin kalıcı olarak giderilmemesi gibi faktörlerin bir araya gelerek ölümün meydana gelmesine katkıda bulunduğunu vurgulamaktadır. Bilirkişi heyeti, sanıklardan Doğan Kılıç ve GDZ Elektrik çalışanları Fırat Akbay ve Mesut Türkan’ı “asli-ağır kusurlu” olarak değerlendirirken, diğer sanıkların kusur dereceleri “asli-ikincil”, “tali-kuvvetli” ve “tali-zayıf” olarak sınıflandırılmıştır. Bazı sanıklar ise herhangi bir kusurdan etkilenmediği yönünde değerlendirilmiştir.

Mahkeme heyetinin aldığı son kararla birlikte, sanıkların haklarında uygulanan adli kontrol tedbirleri geçici olarak kaldırılmıştır. Bu karar, sanık müdafilerinin bilirkişi raporundaki lehlerine yönelik değerlendirmeleri ve beraat taleplerini desteklemek amacıyla alınmıştır. Cumhuriyet Savcısı ise bilirkişi raporuna karşı sanık müdafilerinin beyanlarda bulunmaları için ek süre talep etmiş ve devam eden adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesini savunmuştur. Dosyanın bu aşamada, sanıkların haklarını koruma ve bilirkişi raporunun doğruluğunu teyit etme adına önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.

Davanın 9 Ekim’e ertelenmesiyle birlikte, tarafların bilirkişi raporuna ilişkin detaylı beyanlarda bulunmaları ve hukuki süreçlerin tamamlanması beklenmektedir. Bu süreçte, altyapı sorunlarının ve elektrik güvenliğinin sağlanması konusundaki sorumlulukların belirlenmesi ve bu konuda alınacak önlemlerin netleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, olayın neden olduğu acı kaybın giderilmesi ve hayatını kaybedenlerin ailelerine destek sağlanması da öncelikli hedefler arasında yer alacaktır.”}p>”