Denizler, bugün acısıyla doluydu. Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halindeki Türk bayraklı ticari gemi ‘Alsu’ ile Karadeniz Ereğli'den Silivri'ye giden ‘Tuğberk İmamoğlu’ isimli gemi arasında meydana gelen talihsiz çarpışma, 10 mürettebatın kaybolmasına neden oldu. Olay, yaklaşık 18 mil güneyde Silivri açıklarında gerçekleşti ve denizcilik camiasını derinden sarstı. Ekipler, kayıp personelin bulunması için gece gündüz demeden arama kurtarma operasyonlarına devam ediyor, ancak ailelerin umudu hala taze.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 10 mürettebatın iletişim kesilmesi, hemen harekete geçti. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın koordinesinde başlatılan arama kurtarma operasyonu, üçüncü gününe girerken, kayıp personelin yakınları sahilde umutla bekliyor. Nevriye Yener, kayıp abisi için yalvaran bir sesle, “Lütfen bir şeyler yapılsın. Herkes elinden geleni yapıyor ama daha fazla bir şey yapılamaz mı? Bekliyoruz bütün insanların gözü sahilde. Lütfen abimi istiyorum. Bütün yetkililere sesleniyorum Allah rızası için herkes ne yapabiliyorsa onu istiyorum” diyerek gözyaşlarına boğuldu. Bu acı bekleyiş, umutsuzluğun ve kaygının yoğun olduğu bir atmosfer yaratıyor.
Arama çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini belirten, geminin aşçısı Abdülbaki Mirzaoğlu’nun kardeşi Hasan Mirzaoğlu, “Şu an aldığımız bilgilere göre hızlı bir şekilde çalışmalar 24 saat aralıksız devam ediyor. Bizim ümidimiz var. Bize şu ana kadar ümidimizi kıracak bir bilgi gelmedi. Devlet büyüklerimizin de yüksek bir çaba gösterdiğine eminiz. Biz buna inanıyoruz ve bunu hissediyoruz. Acımız var. Acımız olduğu kadar bizim ümidimiz de var. Sağ bulunacağını düşünüyoruz, ümidimiz o yönde. Ümidimiz bütün mesai arkadaşlarının bir arada sağ salim bulunması ve buradan öyle ayrılmamız” ifadelerini kullandı. Bu umut, ailelerin yüreğine bir nebze olsun rahatlık getiriyor.
Olayın en üzgün anlarından birini yaşayan Mahsun Mirzaoğlu, babasının kazadan kısa süre önce ailesiyle görüştüğünü anlattı. Haberi televizyondaki altyazılardan öğrendiğini söyleyen Mirzaoğlu, kayıp bir can salına ilişkin bilgiyi de paylaştı: “Haberi televizyondaki altyazılardan öğrendim. En son babamla kazanın olduğu gece saat 20.30 gibi konuştum. Herhangi bir olumsuz durumdan bahsetmedi. Annemle görüştü kendisi. Bekleyişimiz devam ediyor burada. Bir can salımız kayıp. Şirketle görüştüğümüzde onlar da can salının kayıp olduğunu söylüyor. İnşallah o can salının içinde bir yerlerdedirler diye umut ediyoruz.” Süreyya Keleş de babasının iyi olduğunu söylediğini aktarırken, yaşanan belirsizliklerin süreci daha da zorlaştırdığını ifade etti. Tüm aile, kayıp personelin sağ salim bulunması için umutlarını koruyor ve arama çalışmalarının en kısa sürede sonuçlanmasını bekliyor.