İstanbul’da geçtiğimiz günlerde gündeme gelen İBB Davası’ndaki gelişmeler, savcılığın avukat Hüseyin Ersöz ve Enes Ermaner’in açıklamalarını soruşturma konusu yapmasıyla devam etti. Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleşen ifadeler, avukatların savunma haklarını kullanırken, soruşturmanın usulüne ilişkin önemli tartışmalara da yol açtı.
Soruşturmanın odağı, avukatların İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundukları dilekçeler ve BirGün TV’de yaptıkları açıklamalar aracılığıyla dile getirdikleri ifadelerle ilgiliydi. Savcılık, bu açıklamaların “kamu görevlisine hakaret” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarını oluşturup oluşturmadığını belirlemeyi amaçlıyordu. Ancak avukatlar, açıklamalarının müdafiilik görevlerinin bir parçası olduğunu ve herhangi bir suç unsuru taşımadığını savunarak kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verilmesini talep etti.
Hüseyin Ersöz, savcılıkla yaptığı ifadede, açıklamalarının 3 ve 4 Eylül’de verdiği dilekçeler ve 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sırasında dile getirdiği hususlarla ilişkili olduğunu belirtti. Yargıtay kararlarını referans göstererek, sanığın savunma hakkının kısıtlanmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni alınmadığı gerekçesiyle savcılığa yaptığı itirazlarla da dikkat çekti. Önceki bir olayda, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde yaptığı basın açıklaması nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldığını ve Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edildiğini hatırlatarak, benzer bir usulün bu soruşturmada da uygulanması gerektiğini savundu.
Enes Ermaner da benzer şekilde, BirGün TV’deki röportajında dile getirdiği tüm ifadelerin müdafiilik görevi kapsamında olduğunu ve suç oluşturmadığını vurguladı. Avukatlık Kanunu’ndaki özel soruşturma usulü hükmü ile birlikte, açıklamalarındaki kamu görevine yönelik hakaret veya kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelerin bulunmadığını belirterek “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçunun da oluşmadığını savundu. Avukatların, hakkındaki kovuşturma talebini de bu gerekçelerle destekledi.